Bu çağdan gelecek bin yıllara nehir gibi akacak söylencelerimiz olacak mıdır?
Hangimiz bir kahraman olarak yürüyeceğiz dillerde?
Böyle bir gelenek devam eder mi, nesiler böyle rivayetlerden beslenirler mi?
Bilemiyorum.
Her mitolojik kahramanımız bizim zenginliğimizdir ama. Onlarla eğlenir, onların varlığından kıssadan hisseler çıkartırız.
Unutamadığımız kahramanlardan biri de Keloğlan.
Masallarını dinlemeyen kitabını okumuṣtur, ama çoğumuz filmini izlemișizdir.
Keloğlan' a sadece biz sahip çıkmayız, İran, Gürcistan, Rusya, Kazakistan, Kerkük, Kırım, Azerbeycangibi ülkeler de sahipleniyor, kendi kahramanları olarak görüyor.
Ne güzel, görsünler.
Bir de Pollyanna var, tüm dünyanın bildiği, biraz İsviçre' nin Alplerinde yașayan Heidi' ye benzeyen.
Amerika' nın Vermont adlı katı, sevimsiz kasabasında bașlıyor hikâyesi.
Ama bir kurgu kahramanıdır, yazarı Eleanor H. Porter'dir.
Pollyanna babasından mutluluk oyunu öğrenir.
Her durumda olumlu yan bulur.
Zorluklarla karṣılaṣtığında bile iyimser kalır, bunu çevresine yayar. Olumsuzlukları görmez, sadece hoṣ ṣeylere odaklanır; öyle ki annesi öldûğünde bile neṣe oyunu oynar.
Sahip olduklarıyla yetinir, memnun olmayı öğretir.
Bardağın dolu tarafından bakar hayata, iyilik meleğidir.
Bize sabrı ve ṣükretmeyi öğretir, hatalara kızmaz.
Keloğlan saftır, halk deyimiyle saftiriktir, biraz da sakardır.
Cin gibi değildir, kurnazlık bilmez, entrikadan uzaktır, yalan söylemez, dolandırmaz, malda mülk de gözü yoktur, hırsızlık yapmaz, salaktır; annesi bile yarım akıllı görür oğlunu.
Bu yüzden Keloğlan' la ancak eğlenilir, dalga geçilir, ama asla onun gibi olmayı kimse istemez.
Saflık untançtır.
Saf olmayacaksın, iyimser olmayacaksın, bu suçtur, aṣağılıkçadır.
Cin gibi olacaksın, Ṣeytana bile pabucu ters giydireceksin, önüne geleni dolandıracaksin ki toplumda kabul görülesin.
Pollyanna bize teslimiyeti, kaderci olmayı, baṣkaldırmayayı öğretirken, Keloğlan saflığın erdemliliğini öğretir, temiz kalmayı gösterir.
‘’Küçük ṣeylerle mutlu olun, yoksulluk bile Tanrıdan gelir, ṣikayet etmeyin ṣükredin’’ der, Pollyanna.
Keloğlan ise aṣkı hayatın öznesi yapar, hatta aṣkı için annesinin verdiği tuz siparișini bile aṣkından sonraya alır, aṣkı için çabalar, itiracıdır.
Akıllıdır, Padiṣahın sınavından koca kaca bilgeler geçemezken o geçer. Kimse uyandıramaz Aykızı, o uyandırır.
Bize mücadeleyi öğretmekle kalmaz, aṣkın hayatı ne kadar güzel kıldığını yaṣadığı așkla anlatır.
Ṣimdi, Pollyanna olmak mı istersiniz, yoksa bizim Keloğlan mı?