Son yıllarda partilerinden çeşitli gerekçelerle ayrılmış siyasilerin söylem güvenirliği konusunda önceki yazımda görüşlerimi paylaşmıştım.Bugün partili partisiz seçmenlerin bu husustaki söylemlerine değinmek istedim.

Güvenceyi sadece liderin gücünde arayan üyeler kurumsal ilkelere veya ideolojiye değil, doğrudan mevcut "lider" figürüne bağlanır. Lider değiştiğinde güven ilişkisi sıfırdan başlar.Parti içi mekanizmaların, tüzüğün veya kurulların adaleti sağlayacağına inanılmaz.Bu durum siyasi bir duruştan ziyade bir "korunma" güdüsüdür. Güçten düşen tarafta kalıp dışlanmaktan korkulur.

Güven ilişkisi sıklıkla siyasi ikbal, kadrolaşma veya mevcut pozisyonu koruma motivasyonuna dayanır.Bu durum genelde yerel yönetimlerin kendi partisinde egemen güç olduğu il ilçe örgütlerindeki liyakat ya da sadakat ekseninde hazırlanmış yönetim kadrolarından anlaşılabilir.Bir partili ayrıldığında ve makam mevki sahibi olarak bakıldığında eleştirilerin genelde ayrılış sonrası aslında ayrılan kişinin zaten hiç hak etmediği pozisyonda olduğu,parasıyla adaylık aldığını,örgütlerle ilişki kuramadığını belirten ve yer yer dozu arttırılmış söylemlerden beslendiğini görürüz.Ve bu eleştirileri yapan partililerin ki il ilçe örgüt mensuplarından da benzer tepkiler geldiği ortamda kızgınlıkla verilen bu tepkiler gerek aday belirlemede gerek örgüt yönetim liste belirlenmesinde ve gerekse kurumsal ilişkilerde liyakatin olmadığını sadakatin istendiğini düşündürür.Savunma ya da suçlama refleksi yerine anlamak ve çözüme kavuşturmak esaslı ilişkilere başvurmak gerekir.

Peki parti üst kurulları partili partisiz seçmenleri nasıl ortak bilince yönlendirebilir?

Hukuki ve Tüzüksel Güvenceler

Siyasi Etik Yasası: Parti içinde kayırmacılığı, akraba ilişkilerini ve güç suistimalini engelleyen net cezai yaptırımlar tüzüğe eklenir.

Görev Süresi Sınırı: Genel başkanlık dahil tüm yönetim kademelerine dönem sınırı (örneğin en fazla 2 dönem) getirilerek koltuk kalıcı olmaktan çıkarılır.

Bağımsız Tahkim Kurulları: Disiplin süreçleri mevcut yönetimin iki dudağı arasından alınır. Parti üyelerinden oluşan, kurayla seçilmiş bağımsız kurullara devredilir.

Siyasi Kültür ve Eğitim Programları

Zorunlu Siyaset Akademileri: Yeni üyelere lider güzellemesi yerine sosyal demokrasi, parti tarihi, liyakat ve çoğulculuk dersleri verilir.

"Geçmişe Vefa" Mekanizmaları: Eski genel başkanlar, yöneticiler ve emektarlar "Yüksek İstişare Kurulları" gibi yapılarla onore edilir. Eskiye hain denmesi kurumsal olarak engellenir.

Partİ içinde seçim kaybetmiş ya da listelerde yer bulamamış siyasi aktörlerin alınganlıp

k gösterip parti ve il ilçe örgütlerine muhaliften öte karalama düzeyinde söylemde paylaşımlarda bulunması da bu aktörlerin kişisel çıkar ve egolarının zarar gördüğünü düşündürür.Hatta ölçek cenazelere düğünlere katılıp katılmaması eksenine kadar düşer.Aynı anda her yerde olunamayacağını bile bile söylem devam eder.Bu tarz yaklaşımda bulunanların parti içinde sorumluluk almaması gerekir.Ancak alıngan olsa da parti için hizmet etkinlik ve söylemlerinde parti politikalarını savunmaya devam edenlerin bu bağlılıkları da unutulmamalıdır.