Eskiden insanlar dertleşmek için bir arkadaşını arardı. Şimdi ise birçok kişi gece sessizliğinde telefon ekranına bakıp yapay zekâ ile konuşuyor.

Belki de ilk kez insanlar, yargılanmadan dinlendiklerini hissediyor. Bu durum bir yandan teknolojinin geldiği noktayı gösterirken, diğer yandan insan ilişkilerinin ne kadar yorucu hale geldiğini de ortaya koyuyor.

Bugün aynı masada oturan insanlar birbirine “Nasılsın?” diye sormazken, saatlerce yapay zekâ ile sohbet edebiliyor.

Çünkü artık çoğu insan anlaşılmaktan çok, kırılmamaya ihtiyaç duyuyor. Yapay zekâ cevap veriyor, dinliyor, hatta bazen motive ediyor. Ama ne kadar gelişirse gelişsin, bir insanın gözlerinin içine bakarak verdiği hissi tam olarak verebilir mi, bundan emin değilim.

Teknoloji bizi birbirimize bağlamak için çıktı ama sanki zamanla aramıza görünmez duvarlar ördü.

Herkes çevrim içi ama bir çok insan yalnız. Mesajlar arttı, sohbetler azaldı. İnsanlar artık duygularını kısa cümlelere, emojilere ve ekranlara sığdırmaya çalışıyor.

Belki de bu yüzden yapay zekâya yöneliyoruz; çünkü gerçek insan ilişkileri artık daha karmaşık, daha kırılgan.Bazen ‘‘iyi ki sanat var ’’diyorum. Resim, müzik ,dans bizi sosyalleştirirken bize insanın değerini anlatıp yakın kalmamızı sağlıyor.

Bence yapay zekâ insanları tamamen uzaklaştırmıyor ama gerçek bağların yerini almaya başladığında tehlikeli hale geliyor.

İnsan yine insana iyi gelir. Teknoloji hayatı kolaylaştırabilir ama bir dostun sesi, samimi bir sohbet ya da içten bir sarılmanın yerini hiçbir ekran dolduramaz bence.

Bunu bilerek hareket etmeli herşeyin dozunda bırakmalıyız.

Sağlıcakla kalın.

Haftaya görüşmek üzere...