Bir köşe yazımda daha birlikteyiz.
Merhabalar, bu hafta sizlerle kitaplardan bahsetmek istedim. Kitap okumak benim için sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda bir yenilenme biçimi. Her sayfada biraz daha büyüdüğümüzü, ufkumuzun genişlediğini ve dünyaya bakışımızın değiştiğini düşünüyorum. Bazen bir cümle bile insanın iç dünyasında kocaman bir kapı açabiliyor.

Gönlüm ister ki hayatımız boyunca kitap okumayı hiç bırakmayalım. Çünkü inanıyorum ki kitaplar sadece bireyi değil, toplumu da iyileştirir. Daha anlayışlı, daha bilinçli ve daha empati kurabilen insanlar haline gelmemizde büyük bir rol oynar. Belki de bugün yaşadığımız pek çok sorunun çözümü, biraz daha okumaktan ve anlamaya çalışmaktan geçiyor.

Bu hafta neden özellikle bu konuyu seçtiğimi de paylaşmak isterim. Bir çöp kutusunda elliye yakın kitap gördüm ve gerçekten çok üzüldüm. Üstelik içlerinde bildiğim, değerli ve neredeyse yeni sayılabilecek kitaplar da vardı. O an içimden şu geçti:

Keşke bu kitaplar bir benzin istasyonunun girişine, bir pazar yerine, bir AVM köşesine ya da küçük bir dükkânın önüne bırakılıp “Ücretsizdir, isteyen alabilir” notuyla paylaşılsaydı… Eminim ki o kitapları alanlar kadar, onları paylaşan kişi de büyük bir mutluluk hissederdi.

Ben bunu küçük ölçekte denedim ve gerçekten çok keyif aldım. Kitapların el değiştirmesi, yeni hayatlara dokunması insana tarifsiz bir huzur veriyor. Belki de yapabileceğimiz en güzel şeylerden biri, okuduğumuz kitapları başkalarına ulaştırmak ve bu zinciri büyütmek.

Haftaya görüşmek üzere…

Sağlıcakla kalın.