Türkiye ekonomisine ilişkin son bir ayda yapılan açıklamalar, beklentilerin altında kalan bir tabloya işaret ediyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerjiye yapılan zamlar ve artan maliyetler toplumun her kesimini etkilemeye devam ediyor.

Borsadan yabancı yatırımcının yüklü miktarda döviz çıkışı yapması, bazı yerli holdinglerin son haftalarda gerçekleştirdiği hisse satışları ve döviz talebindeki artış piyasalarda daralmaya neden olmuş olabileceği konuşuluyor. Uluslararası finans kuruluşlarının Jp Morgan ve HSBC bank, değerlendirmelerinde ekonomik istikrara ilişkin beklentilerin zayıfladığı ve mevcut şartlarda faiz artışı, kurda yükselme ihtimalinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Bankacılık verileri incelendiğinde dövizde gerileme yaşandı. Piyasa anketlerine katılan ekonomistler ise mayıs ayı enflasyonun yukarı yönünün devam ettiği belirtildi.

Dünya ekonomisinde dengeler değişirken, Çin yılın ilk çeyreğinde cari işlemler fazlası verirken Türkiye'nin kısa vadeli dış borç yükünün arttığı görülüyor. Ödenmesine bir yıldan az süre kalan dış borçların yüksek seviyelere ulaşması ekonominin kırılganlıklarını artıran başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Bu süreçte Türkiye, küresel yatırım çekebilmek amacıyla 15 maddelik yeni kanun hazırladı. Yurt dışında elde edilen kazançlar ve iratlar için vergi istisnası uygulanacak. Türkiye'de ikametgahı bulunmayan kişi ve kurumlar getirdikleri varlıklar için 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak ve bildirdikleri varlıklara hiçbir suretle vergi incelemesi yapılmayacak. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen yeni düzenlemelerle bazı kazançların ülkeye Nakit para, döviz, altın, hisse senedi ve tahvil gibi varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.

Temel amaç, sermayeyi artırmak, yatırım ortamını güçlendirmek ve ekonomik canlılığı desteklemek. Bu bağlamda yabancıya yeterki gel, ne olursan ol, nerden getirirsen getir mi deniliyor ?

x x x

Yapay Zekâ ve Gelecek

Bugün ekonomi ve savaşların ardından dünyanın en çok tartıştığı konuların başında yapay zekâ geliyor.

Yapay zekâ gelecekte hastalıkların çözümünde ne kadar etkili olacak? İnsanlık için büyük fırsatlar mı sunacak, yoksa yeni sorunlar mı doğuracak?

Bu sorular teknoloji dünyasında uzun süredir tartışılıyor. Yapay zekâ uzmanları, bu teknolojinin sihirli bir çözüm olmadığını; doğru kullanıldığında verimliliği artırabileceğini, üretimi hızlandırabileceğini, eğitimden enerjiye kadar birçok alanda fayda sağlayabileceğini ifade ediyor.

Ancak madalyonun diğer yüzü de var. İş gücü düşecek, bazı meslekler azalacak. En önemli konu; ortaya çıkacak ekonomik kazancın toplumda nasıl paylaşılacağı olacak! Kim nemalanacak?

Teknoloji gelişirken insanı merkeze koyabilmek, geleceğin en büyük sınavı olacak.

Her iyi insanın gönlüne göre güzel günler, iyi bayramlar diliyorum.

Gel, gel, ne olursan ol yine gel;

İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, yine gel.

Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir;

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel."

Mevlana ...