Her kurumda olduğu gibi CHP içinde de bozuk,çürümüş,partiden çok menfaatini düşünen,yozlaşmış mensuplar vardır. Delege sisteminden tutun liyakat ekseninde bir ölçüt olmaksızın nepotik yaklaşımla kurulan yönetimler zaten birçok yerde tartışma konusudur. Bu şekilde oluşmuş ve kurultay delegelerinin de etkin olduğu dönemde genel başkan seçimlerinin de sağlıklı olması ne kadar beklenebilir?

Kemal Kılıçdaroğlu ‘ nun artık CHP seçmeniyle barış yapması mümkün görülmüyor.CHP içinde bölünmenin hızlandığı açık.Buna sebep sadece seçim hukukunda yetkisi olmayan asliye hukuk mahkemelerinin aldığı karar değil,bu karara Kılıçdaroğlu ve ekibinin hukuka aykırı gerekçesiyle itiraz etmemesidir.Partinin kendinden sonraki yönetimini rahatlatacak demeçlerde bulunmak yerine sürekli bir geri dönüş aramasıdır.Niyet okuma yapılması da doğaldır.

Arınma adı altında partiden uzaklaştırmaları yapacağı bağlamında videolar paylaştı ve bu süreci ne kadar zamana yayacağı ve partilileri nasıl ikna edeceği ve en sonunda kurultaya ne zaman gideceği belirsiz.Kendisi mutlaka bir açıklama yapacaktır.

Hukuk tarafında "2820 sayıl Siyasi Partiler Kanunu'nun 21. madde, 11. fıkrası mevcutken, Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu’nun uygulanması mümkün değildir. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetki alanı genel kurulun seçim maddesine kadar olan işlemlerine ilişkindir."Hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yenileneceği tarihi tespit ederek ilgili siyasi partiye bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür."Asliye hukuk mahkemesinin yetkisi olmamasına rağmen mutlak butlan kararının verilmesi hukuken yok hükmünde olması gerekirken CHP nin sanki hukuken verilmiş bir karara uymuyor diye suçlanması da doğru değildir.

Karara yapılan itirazlar da geri çevrildiğinden ve YSK da önceki kararlarıyla çelişir şekilde başvuruyu red ettiğinden bundan sonra CHP Özgür Özel yönetimi ne yapabilir?

Olağanüstü Kurultay Çağrısı: Noterde yeterli sayıda kurultay delegeleri imzası alınarak kurultay çağrısı yapılabilir.En geç 2 ay içinde kurultay yapılması zorunlu hale gelebilir.

Ulusal Medya Propogandası : Ulaşılabilen her kanalda mutlak butlan kararının neden yanlış ve haksız olduğunu kamuoyuna anlatması ve cumhur ittifakı seçmenlerine de adalet herkes için bağlamında hitap edilmesi sağlanabilir.

Mahkemenin verdiği karar hukuksuz görülse hatta MHP kanadında bu kararın hukuksuzluğu konusunda medyaya yansıyan demeçler olsa da değişen birşeyin olmayacağı inancı hakim toplumda.Bu durum adaletin artık kurumsal olmaktan çıkıp siyasallaşması endişesini beslemekte.

Yeni kurultaya giderken yeni listelerde olacak delegelerin parti yönetimlerinde herhangi bir akrabasının olmaması,2 dönemden fazla görev almamış olmaları,parti üyelikleri 3 yıldan az olanların delege olamayacakları vs gibi kanuna ve yönetmeliklere aykırı olmamak koşuluyla yeni tüzük kuralları koyulabilmeli.

CHP her türlü krizi aşmış ve aşabilecek kurumsal geçmişi olan bir partidir.Bu krizi de aşacaktır.Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel in kurmaylarıyla beraber siyasi tarihte nasıl anılacakları da önemli bir tarihsel konu olacaktır.Geleceğe bırakılacak saygın bir mirası temsil edecek ismi zaman ortaya koyacaktır.