Adana CHP siyasetinde güç edinme savaşı zirvede. Listeler ve görevden almalar sonrası yönetime girmek isteyenlerin savaşı var. Kimisi "istemem, yan cebime koy" derken, kimisi emrivaki algı haberleriyle ismini konuşulur hâle getirmeye çalışıyor. Adana İl Başkanı Orhan Bayram’ın listeye bu kadar çok müdahil olunmasına karşı tutunduğu tavır önemli. Listelere ve olası görevlendirmelere bu kadar müdahil olmak isteyen tarafların, yeni seçilecek delegeler üzerinde çoğunluk hâkimiyeti kurmak istemeleri de aşikâr. Bunda sorun yok. Sorun olan, liyakat esaslı düşünülmeyen ve sadece birilerinin yakını diye listeye dâhil edilmek istenenler.
Bir yanda arınmadan bahsedip bir yanda bazı hususlarda mimli isimlerin ön planda olması, arınmanın pek de önemsenmediğini, aksine öngörüsüz bir hesaplaşmanın kurgulandığını düşündürüyor. Muhtar ziyaretleri dışında etkinliği olmayan insanların halkla nasıl buluşacağını düşünüyorlar acaba? Sokaktaki nabızdan, öfkeden haberleri var mı? Bu durumu nasıl yönetecekler ve kim Adana halkını genel merkez adına hitabetiyle etkileyecek? Kemal Kılıçdaroğlu'nun TV ekranlarında tatmin etmeyen ve çelişkili söylemlerini duyanlar nasıl düşünecek? Arada çok da zaman geçmemiş olan ilk programda "iddianameleri okumadım" dedikten sonra, daha 1 ay olmadan geçen gün çıktığı programda "iddianameleri okudum" demesi ki sadece İBB iddianamesini okusa en az 1 ay sürer, çıkarımlar yapması da 2 ay; tutuklu başkanlar hakkında ön yargılı tutumda olduğunu gösterir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm bu TV programlarına çıkmadan evvel mutlaka bilgi lojistiği açısından hazırlanması lazım. Tatmin edici gelmeyen söylemler üzerinden bir de değişimcileri FETÖ'cülük ile itham etmesi akıl alır değil!
Birçok ilde il başkanlarını görevden alması bir yana, Özgür Özel dâhil olmak üzere birçok milletvekilinin yeni yönetimi tanımadıklarına dair açıklamalar, hatta butlan yönetimindeki yanlışları ısrarla vurgulamaları, butlan yönetiminin hepsini ihraç ile disipline vermesine gerekçe değil mi? Madem partiyi arındırmaktan bahsediliyor, o zaman hodri meydan, hepsini ihraç etseler ya! Bunu yapamayacak durumda olan bir yapının CHP seçmenini ve diğer seçmen kitlesini nasıl etkileyecekleri muallak. Yapamıyorlarsa da bir an önce yönetimi Özgür Özel'e bırakmaları lazım.
Delege seçimlerinde hangi tarafın galip geleceğine odaklanmış sürecin sonuçları, beklenen çıkışı yapamayacağı açıktır. Kemal Kılıçdaroğlu net bir şekilde genel başkan adayı olmayacağını belirtmedi. Bu durumda değişimi destekleyen seçmenin başka çözüm arayışları normal karşılanmalı. Kişisel olarak ayrışma taraftarı değilim. Parti içinde mücadele edilmeli ama eşit koşullar sağlanmamakta, aksine hesaplaşma ile bir dönem daha muhalefette kalmaya razı bir tutum sergilenmekte. Özgür Özel'in çalışkanlığı ve başarısı görmezden gelinemez. Hatta halkla iç içe olan belki de tek lider. Sokakta karşılığı var.
Butlan yönetiminin beklentisi, fezlekelerle Özgür Özel ve ekibinin tasfiyesi olabilir. Böylece kendilerinden kaynaklı olmadığı algısı ardına sığınabilirler. Dokunulmazlıklar kaldırılırsa sorun kalmayacağı görüşünde olabilirler.
Liyakat esaslı listeler görülmez oldu. Sadece koltuk arayışında olanlara CHP örgütleri teslim edilemez. Gerçekten değerli insanların görev aldığı listelerde bu değerlerin korunması lazım ancak süreç sadece defans yapmak üzerine ilerlemekte ve bu durum bu insanların siyasi hayatlarının bitmesine kadar gidebilir.