Biz de Varız Destekleme Derneği ile Adana Rotary Kulübünün altı yıldır birlikte düzenlediği Özel Gereksinimli Çocuklar, Gençler ve Anneleri Yaz Kampı’nın altıncısını büyük bir başarıyla tamamladık.
Dört gün boyunca çocuklarımızın mutluluğuna, annelerimizin huzuruna ve gönüllülerimizin özverisine tanıklık ettik. Emeği geçen tüm kulüplere, destekçilerimize ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Biz de Varız Destekleme Derneğinin üyeleri bu yıl da harikalar yarattı. Her yıl olduğu gibi kamp boyunca otelde kalarak çocuklarımızla denize giren, oyunlarına ve heyecanlarına ortak olan Birgül Altay’a, Dürdane Özşen’e, Elif Doğruyol’a, Murat Aravi ve kıymetli eşi Selin’e, Seher Erdoğdu ve eşi Hüseyin’e, Semih Topçu’ya ve Emine Şahin’e ayrı bir parantez açmak istiyorum. Onlar bu projeye yalnızca emeklerini değil, kalplerini de koydular.
Biz de Varız Destekleme Derneği Başkanı; dostum, kardeşim, başkanım ve yol arkadaşım Avukat Selahattin Yakın’a da özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Bu kamp için büyük bir mücadele verdi. Adli tatilin sona ermesiyle artan iş ve duruşma yoğunluğuna rağmen elinden gelenin fazlasını yaptı. Sponsorlarla görüştü, destekler buldu, otel görüşmelerini yürüttü ve kampın başarıyla gerçekleşmesi için büyük sorumluluk üstlendi.
Yoğunluğunu hiçbir zaman mazeret olarak görmeden çocuklarımız için mücadele etti. Emeğin, gayretin ve dostluğun çok kıymetli kardeşim. İyi ki bu yolculukta yan yanayız.
Adana Rotary Kulübü Başkanı Nevzat Arman ve yönetim kurulu da çok başarılı bir çalışma ortaya koydu. Nevzat Başkan’ı ve kıymetli eşini, kulübün değerli saymanı Ahmet Özeltürkay’ı gönülden kutluyorum.
Adana Rotary Kulübü bu yıl büyük bir fedakârlık göstererek, altı yıldır emek emek büyüttüğü projeyi diğer Rotary kulüpleriyle paylaştı. Adana Seyhan, Adana Güney, Adana Tepebağ, Adana 5 Ocak, Adana Taşköprü, Osmaniye, Anatolia ve Adana Koza Rotary kulüpleri bu yıl projeye ortak oldu. Nevzat Arman ve ekibinin dayanışma halkasını genişleten bu yaklaşımını çok kıymetli buluyorum.
Kampın ilk yılında birlikte görev yaptığımız Alpay Sezgin ve kıymetli eşi Nurzen Sezgin, her yıl olduğu gibi bu yıl da çocuklarımızı yalnız bırakmadı. Altı yıl önce kurulan gönül bağının bugün hâlâ aynı sıcaklıkla devam ettiğini görmek benim için çok anlamlıydı.
Adana Seyhan Rotary Kulübü Başkanı İbrahim Eserce, Adana Tepebağ Rotary Kulübü Başkanı Okan Özkaya, Adana Güney Rotary Kulübü Başkanı Buket Ünal Uğuz ve Adana Koza Rotary Kulübü Başkanı Aytül Mürşidoğlu da kampa katılarak çocuklarımızın mutluluğuna ortak oldular. Adana 5 Ocak Rotary Kulübü Başkanı Seda Güngör Budak ise güzel kızıyla birlikte kampımızı her gün ziyaret etti. Gösterdikleri ilgi ve duyarlılık için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
2027-2028 Döneminde 2430. Bölge Guvernörlüğü görevini üstlenecek olan Kemal Atilla da bu yıl çocuklarımızı yalnız bırakmadı. Kemal Bey, kampımızın başladığı ilk günden bu yana tam altı yıldır projeye emek veriyor ve her yıl kampımıza katılıyor. Onun bu projeye olan inancını, sevgisini ve gönülden bağlılığını çok yakından biliyorum.
Bu nedenle Kemal Atilla’nın Guvernörlük dönemine şimdiden büyük bir heyecan ve umutla bakıyorum. Bu kampın onun döneminde 2430. Bölge genelinde çok daha büyük ses getireceğine, daha geniş bir çevre tarafından sahiplenileceğine ve çok daha güçlü destek göreceğine yürekten inanıyorum. Altı yıldır sahada olan, çocuklarımızla aynı heyecanı paylaşan bir ismin bölgeye liderlik edecek olması, projemizin geleceği açısından çok kıymetlidir.
Buna karşılık mevcut Guvernörümüzü ve Guvernör yardımcılarımızı kamp boyunca aramızda görememek beni üzdü. Böylesine anlamlı ve Türkiye’ye örnek olabilecek bir projenin bölge yönetimi düzeyinde de sahiplenilmesini, çocuklarımızın ve annelerimizin yanında bulunulmasını gönülden arzu ederdim. Onların da bu özel buluşmada yaşanan güzellikleri ve çocuklarımızla kurulabilecek kıymetli bağları kaçırdıklarına inanıyorum.
Ne yazık ki kampa katılmayan bazı Rotary başkanları ve yönetim kurulu üyeleri de çok şey kaçırdı. Çünkü bu kamp uzaktan izlenerek, yalnızca maddi destek verilerek veya bir bayrağın önünde fotoğraf çektirilerek anlaşılabilecek bir proje değildir.
Maddi katkı elbette çok değerlidir; ancak tek başına bu projeye gerçek anlamını kazandırmaz. Maddiyatın yanına mutlaka maneviyatı da koymak gerekir.
Bir çocuğun elinden tutmak, onunla denize girmek, resim yapmak, şarkı söylemek veya yalnızca yanında oturmak bazen en büyük maddi yardımdan daha değerlidir. Çünkü çocuklarımız verilen parayı değil, kendilerine ayrılan zamanı, gösterilen ilgiyi ve hissettikleri sevgiyi hatırlar.
Geçtiğimiz yıl Biz de Varız Destekleme Derneği Başkanı olduğum dönemde aynı zamanda Anatolia Rotary Kulübü Başkanlığı görevini yürütüyordum. Kendi dönemimdeki Rotary kulübü başkanlarının tamamından maddi destek almıştım. Üstelik proje ortağı olmadıkları hâlde kampımıza gelmiş, çocuklarımızla zaman geçirmiş ve manevi desteklerini de göstermişlerdi.
Bu yıl ise bazı kulüpler proje ortağı olmalarına rağmen kamp alanına gelmedi. Üzerinde durmamız gereken fark tam olarak budur: Bir projeye maddi katkı sağlamak destekçiliktir; proje ortağı olmak ise sorumluluk almak, sahada bulunmak, emek vermek ve çocuklarımızla gerçek bir gönül bağı kurmaktır.
Bu nedenle önümüzdeki yıl projeye katılmak isteyen kulüplerin dönem başkanlarından açık bir taahhüt alınması gerektiğini düşünüyorum. Kamp etkinliklerine katılacaklarını, çocuklarımızla zaman geçireceklerini ve projeyi yalnızca maddi değil, manevi olarak da sahipleneceklerini önceden ortaya koymalıdırlar.
Proje ortaklığı bir afişte logonun bulunmasından ibaret değildir. Bu sorumluluğu yerine getirmeyecek kulüpler destekçi olarak katkıda bulunabilir; ancak proje ortağı olmak için daha fazlası gerekir. Komitenin bu konuda ciddi, kararlı ve adil ölçütler belirlemesi projenin geleceği açısından son derece önemlidir.
Bu kamp yolculuğuna altı yıl önce, Necip Topuz’un Karataş Belediye Başkanı olduğu dönemde, Karataş Belediyesinin imkânlarıyla başladık. O günlerde bizlere sağlanan destek, projemizin ilk adımlarını atmasına vesile oldu. Sayın Necip Topuz’a bir kez daha teşekkür ediyorum.
Belediye yönetiminin değişmesinin ardından aynı imkânlardan yararlanamamamız ve kampın belediye bünyesinde devam ettirilmemesi bizleri elbette üzdü. Bu kararın siyasi bir değerlendirmeyle alınmış olabileceği yönündeki düşüncemizi hiçbir zaman saklamadık. Çünkü söz konusu olan özel gereksinimli çocuklarımız olduğunda siyasetin değil, insanlığın ve vicdanın konuşması gerektiğine inanıyorum.
Ancak bazen kapandığını düşündüğümüz bir kapı, çok daha güzel bir kapının açılmasına vesile olur. Dönemin Karataş Kaymakamı ve bugün Hatay Vali Yardımcılığı görevine atanan Sayın Necati Aktan’ın değerli destekleriyle Blackstone Otel bizlere kapılarını açtı. Böylece kampımız daha güzel koşullara kavuştu, kapsamı genişledi ve çok daha verimli hâle geldi.
Sayın Necati Aktan’a ve Blackstone Otel’in yönetimi ile çalışanlarına gönülden teşekkür ediyorum. Otel yönetiminden çalışanlarına kadar herkes çocuklarımızı ve annelerimizi büyük bir ilgi, sevgi ve hassasiyetle ağırladı. Her biri bizim için gerçek birer kahramandı.
Kampın önünü kestiğini düşündüğümüz kararlar bile bizi durduramadı. Aksine daha güçlü, daha kararlı ve daha iyi imkânlarla yolumuza devam etmemize vesile oldu. Bu nedenle farkında olmadan kampımızın gelişmesine ve değerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayan Karataş Belediye Başkanı Sayın Ali Bedrettin Karataş’a da teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.
Çünkü iyiliğin önüne bir engel çıktığında, iyilik kendisine mutlaka daha güçlü bir yol bulur.
Maviş Palyaço’nun da hakkını teslim etmek gerekir. Her zamanki gibi neşesi, enerjisi ve sevgisiyle çocuklarımızın dünyasını renklendirdi, annelerimizin yüzünü güldürdü. Ülkü Hocam da kamp boyunca çocuklarımızın ve annelerimizin yanında olarak onların gönüllerinde bir kez daha taht kurdu.
Ve elbette Esin Parlak…
Bana sivil toplumun gerçek anlamını öğreten, sivil toplum çalışmalarını sevdiren; özel gereksinimli çocuklarımızın ve fedakâr annelerimizin “Esin annesi”…
Bu projenin kurucusu ve fikir annesi Esin Parlak ile altı yıl önce çıktığımız yolculuğun bugün böylesine büyüdüğünü görmek büyük bir mutluluk. İnşallah bu kamp 16’ncı, 26’ncı ve daha nice yıllarında aynı sevgiyle devam edecek.
Bu kamp bize bir kez daha gösterdi ki sosyal sorumluluk projeleri bir gösteriş alanı değildir. Bayrak açmak ve fotoğraf çektirmek kolaydır; önemli olan o bayrağın temsil ettiği sorumluluğu taşımaktır.
Gerçek başarı, afişte kaç kulübün logosunun bulunduğuyla değil, kaç çocuğun kalbine dokunulduğuyla ölçülür.
Altıncı Yaz Kampı sona erdi; fakat çocuklarımızla kurduğumuz bağlar, paylaştığımız sevgiler ve biriktirdiğimiz anılar yaşamaya devam edecek.
İyilik, ancak içine gönül katıldığında gerçek anlamını bulur.
Çünkü biz birlikte güçlüyüz.