Daha önce “Seyhan’da ihale krizi” başlığıyla gündeme taşıdığımız dosyada şimdi yeni ve çok daha ciddi sorular ortaya çıkıyor. Çünkü artık mesele yalnızca bir ihalenin sonucu değil, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve kamu zararının oluşup oluşmadığı iddiasıdır.
Seyhan Belediyesi’nin resmi cevabına göre, şikâyete konu olan duyuru ve tanıtım hizmet alımı ihalesinde 14 milyon 185 bin TL’lik teklif aşırı düşük bulunmuş, firmadan açıklama istenmiş, ancak sunulan belgeler yetersiz görülerek teklif değerlendirme dışı bırakılmıştır. Belediyenin yazısında, 19 ayrı kalem için açıklama talep edildiği, buna rağmen yalnızca 9 fatura sunulduğu belirtilmektedir.
Buraya kadar idarenin teknik değerlendirme süreci gibi görünen dosya, rakamlar üzerinden bakıldığında başka bir boyut kazanıyor. Kamuoyunda konuşulan ve cevabı merak edilen asıl konu şu: Eğer daha düşük teklif geçersiz sayıldıysa, ortaya çıkan yaklaşık 11 milyon TL’lik farkın yükü kimin omuzlarına binecek?
Bu para belediyenin kasasından çıkacaksa, yani dolaylı olarak milletin cebinden karşılanacaksa, bunun hesabını kim verecek?
İhale komisyonu üyeleri mi?Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü mü?İhale yetkilileri mi?Yoksa süreç sonunda hiç kimse sorumluluk üstlenmeden dosya kapanacak mı?
Kamu ihalelerinde en temel prensip; rekabetin sağlanması, kamu menfaatinin korunması ve en uygun şartların oluşturulmasıdır. Eğer düşük teklif gerçek dışıysa elbette elenir. Ancak elenen teklif ile sonuçlanan teklif arasında milyonlarca liralık fark varsa, kamuoyunun “neden?” diye sorması en doğal hakkıdır.
Çünkü burada konuşulan rakam sıradan bir kalem değildir. 11 milyon TL, bugün birçok mahallenin yolunu yapar, parkını yeniler, sosyal destek projelerini finanse eder, ihtiyaç sahiplerine nefes olur. Bu nedenle her kuruşun hesabı verilmelidir.
Bir diğer önemli konu da şeffaflıktır. Seyhan Belediyesi’nin bu dosyada yalnızca resmi cevap vermesi yetmez. Kamuoyuna açık şekilde şu soruların yanıtı verilmelidir:
Elenen teklif neden yeterli görülmedi?
Eksik görülen belgeler tam olarak nelerdi?
Sonuçlanan teklif hangi bedelle verildi?
Aradaki fark ne kadar?
Bu fark kamu yararı açısından nasıl izah ediliyor?
Bugün gelinen noktada bu dosya yalnızca belediye içi bir işlem olmaktan çıkmıştır. Artık bu mesele; denetim kurumlarının, ilgili devlet mercilerinin ve kamu adına görev yapan tüm mekanizmaların dikkatle incelemesi gereken bir süreçtir.
Çünkü kamu zararına ilişkin en küçük şüphe bile araştırılmalıdır. Hele ki söz konusu rakam milyonlarla ifade ediliyorsa, bu dosyanın üzeri örtülmemeli, tam tersine mercek altına alınmalıdır.
Seyhan halkı cevap bekliyor.
11 milyonluk farkın hesabı verilecek mi?Yoksa bu dosya da sessizliğe mi bırakılacak?
Kamu vicdanı artık net cevap istiyor.