Seyhan Belediyesi’nde yaşanan son ihale skandalı, artık “alıştık” diyerek geçiştirilecek bir mesele olmaktan çoktan çıktı. Bu, doğrudan kamu vicdanına atılmış bir tokattır.
13 Nisan 2026 tarihli “Duyuru ve Tanıtım Yapılması Hizmet Alım İşi” ihalesi… Kağıt üzerinde sıradan bir süreç gibi görünebilir. Ama detaylara indiğinizde ortaya çıkan tablo, sıradanlıktan çok uzak; aksine ağır bir şaibe kokusu taşıyor.
İddia şu: Aynı iş için verilen teklifler arasında yaklaşık 9 milyon lira fark var. Normal bir hukuk düzeninde, normal bir kamu yönetiminde ne beklersiniz? En avantajlı teklifin, yani kamuya en az yük getiren seçeneğin tercih edilmesini.
Ama burada olan ne?
En uygun teklif eleniyor. Evet, yanlış okumadınız: Eleniyor. İhale, ikinci sıradaki firmaya veriliyor.
Şimdi soralım: Bu kararın izahı nedir? Hukuki gerekçesi nedir? Daha da önemlisi, vicdani karşılığı nedir?
Geçmişte benzer bir durumda ihaleyi iptal eden aynı belediye, bugün neden bambaşka bir refleks gösteriyor? Ne değişti? Şartlar mı, yoksa irade mi?
Kulislerde dolaşan iddialar ise işin tuzu biberi. Belediye ile firma arasında “köprü” olduğu söylenen isimler, çıkar talepleri, ilişkiler ağı… Eğer bunların yarısı bile doğruysa, mesele sadece bir ihale tartışması değil; düpedüz kamu kaynaklarının kimlere, nasıl aktarıldığının sorgulanmasıdır.
Ve şimdi daha ağır bir soruyu sormak gerekiyor:
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin Silivri’de yatarken, arkasından bu işleri çevirmeniz… Bu mudur sizin yönetim anlayışınız? Bu mudur sadakat? Bu mudur kamu sorumluluğu?
Yoksa niyetiniz, onu orada daha da zor durumda bırakmak mı?
Bu kadar mı gözünüzü para bürüdü?
Yaklaşık 9 milyon liralık farktan söz ediliyor. Bu para kimin parası? Belediyenin mi? Hayır. Bu para halkın parası. Yani sokaktaki vatandaşın, vergisini günü gününe ödeyen insanların cebinden çıkan para.
O halde bu kararın sorumluluğu da öyle “teknik detaylara” sığınılarak geçiştirilemez.
Destek Hizmetleri Müdürlünün ihale komisyonu üzerinde baskı yaptığı iddiaları… Belediye yönetimindeki bazı isimlerin süreçteki rolü… Daha önce billboard ihalesini alan firmalarla olası bağlantılar…
Hepsi tek tek, açık ve şeffaf biçimde ortaya konulmak zorunda.
Çünkü bu şehir artık şunu sormaya başladı:
“Gerçekten hizmet mi alınıyor, yoksa birilerine hizmet mi ediliyor?”
Seyhan halkı saf değil. Ne olup bittiğini görüyor. Ve en önemlisi, susmuyor.
Bu dosya burada kapanmaz. Kapanmamalı.
Çünkü mesele sadece bir ihale değil; mesele, bu kentin parasının nasıl harcandığı ve kimlerin cebine gittiğidir.
Ve evet, en can yakıcı soru hâlâ ortada duruyor:
Vicdanınız gerçekten rahat mı?