2023 seçimlerinden beri Türkiye gündeminde sadece CHP'nin konuşulması ve bunun Cumhur İttifakı'na yakın medya ve kalemler tarafından yapılması, ülkemizin sıkıntılı ekonomisi ve toplumsal hoşnutsuzluğun daha az görülmesi çabası olarak iktidar partisinin bir stratejisi olabilir. Ancak özellikle son 3 aydır CHP'nin kendi içinde belki de 20 yıldır iktidara yapmadığı kadar sert muhalefet söylemlerini birbirlerine karşı yapmalarına şahit oluyoruz. Düne kadar omuz omuza, el ele, gözyaşlarının da karıştığı mücadeleler sanki paralel evrendeki bir CHP'yi gösteriyor. Herkesin aklıselim davranıp parti içi mücadele ederken geri dönülemez itham ve söylemlerden kaçınması gerekir.
Yeni parti kurulup da ayrışmayı tercih edenler, sanki düşmanlarıymış gibi kalanlara yönelik söylemlerde bulunurken, geri dönüş hâlinde CHP'de kalan arkadaşlarının yüzüne bakabilecekler mi? Partinin ağır topları dahi itidalli yaklaşırken iyi bir dinleyici ve izleyici olmak gerekir. Tepki gösterilmesi haktır. Kılıçdaroğlu yönetiminin işi kolay değil. Herkesin kendi aile bireyleri arasında bile şimdiden taraflara ayrılmışlık var. Bu ayrımın giderilmesi için Kılıçdaroğlu yönetiminin ve örgütlerin çok ciddi biçimde söylemi kuvvetli argümanları, geç kalmadan evvela CHP'nin kendi üyelerine açıklaması lazım. Özgür Özel yönetiminde belki de yakın çevresindeki kurmaylarının hatalı ve egolu yönlendirmeleri de olabilir. Ama elbet Kılıçdaroğlu-Özel ikilisi uzun bir toplantı için bir araya gelecektir.
Özgür Özel'in beklentisi, Kılıçdaroğlu'nun kendi ağzından aday olmadığını net şekilde açıklamasıdır. Kılıçdaroğlu'nun beklentisi de parti içinde yolsuzluğa bulaşmış ya da yüksek şüphe içeren kadroların tasfiyesi sonrası kurultay takviminin işlemesidir. Her iki kanadın da haklı yönleri var. Münazaraların başlaması lazım. Bu süreç, hesaplaşma şeklinde değil, birlikte bir yol haritası çizilmesi sonucunu vermelidir. Zira her şeye rağmen iktidar olma gücünü hâlen koruyan bir CHP var. Bu fırsatı kaybetmemek için bir araya gelmek şart.
Adana İl Başkanlığı'na atanan Orhan Bayram, il binası girişinde kendisine destek amacıyla, hem de öğle sıcağında gelen partililere çok güzel bir teşekkür ve giriş konuşması yaptı. Yerel aktörlerin parti içi kavgada gerilimin bir parçası olmamaları gerektiğini, barış dilinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca görevden alınan Anıl Tamburoğlu ve ekibinin, önceki yönetimlerin emeklerinin de değerli olduğunu ifade etti. Birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yönetsel yanlışların etkilerinin giderilmesi için her yönetime kredi tanınmalıdır. Orhan Bayram da CHP'nin gençlik kollarından gelen birisi. Çok zor bir zamanda, çok çetin bir görev üstlendi. İl yönetiminde bulunan isimler arasında halkla iç içe olan iş insanları, eski parti yöneticileri ve belediye başkanları da var. Değerli isimler. Normal koşullarda bu yeni yönetim listesi alkışlanırdı. Ancak mevcut durumda kendi siyasi kariyerlerini dahi riske atacak bir sorumluluk almış durumdalar.
CHP yerel kadrolarının bir an önce normal işleyişine dönmesi ve ülkenin gerçek gündeminden uzaklaşmaması lazım. Önceki kurultayda Ceyhan örgütü hariç herkes "Kılıçdaroğlu'nun yanındayız." açıklaması yapmıştı. Şimdi de "Özgür Özel'in yanındayız." açıklaması yaptılar. Açıklamalarla değirmen dönmediği için, eğer yeni il yönetimi ile çalışmak istemiyorlarsa görevlerinden istifa edip kongrede daha da güçlü gelmek için çalışmaya başlayabilirler. Ya da uzlaşıdan uzak söylemlerle il başkanlığını yıpratmayı amaçlayıp görevden alınma silsilesi başlatabilirler.
Kişisel olarak hangi görüşte olduğumu daha önceki yazılarımda defaten belirtmiştim. Gelen de giden de değerli. Ve ortadaki devenin birlikte güdülmesi şart. Partinin Adana siyasetinde etkili ağabeylerinin temaslarını sıklaştırması lazım.