Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, özellikle 1 Nisan 2026 tarihinden sonra adres değişikliği yapan bazı velilerden elektrik, su veya doğal gaz faturası istendiğine ilişkin kendilerine bilgiler ulaştığını belirterek, uygulamaya tepki gösterdi.
İmrek, asıl sorunun velilerin adres değiştirmesi olmadığını, aileleri adres değişikliğine yönelten temel nedenin aynı kentte bulunan devlet okulları arasındaki eşitsizlikler olduğunu söyledi.
"Adres değişiklikleri eşitsizliğin nedeni değil, sonucu"
Adana'daki okullar arasında sınıf mevcutları, öğretmen ve yardımcı personel sayıları, fiziki koşullar, kütüphane ve laboratuvar imkanları, spor ve sanat alanları, rehberlik hizmetleri ile sosyal ve kültürel etkinlikler bakımından ciddi farklılıklar bulunduğuna dikkat çeken İmrek, ailelerin çocuklarını belirli okullara kaydettirmek istemesinin bu eşitsizliklerden kaynaklandığını ifade etti.
İmrek, "Adres değişiklikleri okullar arasındaki eşitsizliğin nedeni değil, sonucudur" dedi.
"Kayıt sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez"
Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 11. maddesine dikkat çeken İmrek, yeni kayıtların Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden yapıldığını hatırlattı.
Aynı düzenlemede "Kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez" hükmünün yer aldığını belirten İmrek, bu nedenle 1 Nisan 2026 tarihinin hangi mevzuata dayanılarak belirlendiğinin açıklanmasını istedi.
Cudi İmrek, bu tarihten sonra adres değiştiren velilerden kendi adlarına elektrik, su veya doğal gaz faturası istenmesinin hukuki dayanağının da kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
İmrek, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanmış bir düzenleme veya Adana'da alınmış yerel bir idari karar bulunuyorsa bunun tarih ve sayısıyla birlikte açıklanması çağrısında bulundu.
"Velileri fatura peşinde koşturmak çözüm değil"
Gerçeğe aykırı adres bildirimlerinin denetlenmesine karşı olmadıklarını belirten İmrek, ancak adres denetimiyle çocukların eğitim hakkının ek belgelere bağlanmasının birbirinden farklı konular olduğuna vurgu yaptı.
Velilerin fatura, abonelik ve adres değişikliği belgeleriyle uğraştırılması yerine, aileleri çocukları için başka okullar aramaya iten koşulların ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden İmrek, adrese dayalı kayıt sisteminin ancak bütün mahallelerdeki devlet okullarının benzer nitelik ve olanaklara sahip olması halinde adil olabileceğini söyledi.
"Adrese dayalı kayıt sistemi eşitsizlikleri yeniden üretiyor"
Adana'nın bazı mahallelerinde düşük sınıf mevcutları, yeterli öğretmen, kütüphane, laboratuvar ve sosyal olanaklar bulunurken, bazı bölgelerde kalabalık sınıflar, personel açıkları ve yetersiz fiziki koşulların yaşandığına dikkat çeken İmrek, öğrencilerin yalnızca adreslerine göre okullara dağıtılmasının eğitimde fırsat eşitliğini sağlamadığını belirtti.
İmrek, bu uygulamanın mevcut sınıfsal ve mekânsal eşitsizlikleri yeniden ürettiğini savundu.
Anayasa'nın 42. maddesinde yer alan "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz" hükmünü hatırlatan İmrek, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nda düzenlenen eğitimde fırsat ve imkân eşitliği ilkesinin de gözetilmesi gerektiğini söyledi.
"Veliyi değil, okullar arasındaki eşitsizliği mercek altına alın"
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, Millî Eğitim Bakanlığı ve Adana İl Millî Eğitim Müdürlüğü'ne çağrıda bulunarak, velileri belge peşinde koşturmak yerine okullar arasındaki eşitsizliklerin giderilmesini istedi.
İmrek, özellikle dezavantajlı mahallelerdeki okullara daha fazla kamu kaynağı aktarılması, sınıf mevcutlarının azaltılması, öğretmen ve yardımcı personel açıklarının kadrolu istihdamla giderilmesi ve tüm okullara yeterli bütçe sağlanması gerektiğini vurguladı.
Kütüphane, laboratuvar, spor ve sanat alanları ile rehberlik ve özel eğitim olanaklarının da bütün okullarda eşitlenmesi gerektiğini belirten İmrek, eğitim hakkının ekonomik koşullara ve yaşanılan mahalleye göre farklılaştırılamayacağını ifade etti.
İmrek, "Çocuğun alacağı eğitimin niteliğini ailesinin gelir düzeyi, yaşadığı mahalle, posta kodu veya elektrik faturası belirleyemez. Her mahallede nitelikli devlet okulu, her çocuk için eşit, laik, bilimsel, demokratik, kamusal ve parasız eğitim istiyoruz. Sorun adres değil, eşitsizliktir. Eğitim hakkı faturaya bağlanamaz" dedi.




