Çiftçilerin artan girdi maliyetleri, ürün fiyatlarındaki belirsizlik, pazarlama ve depolama sorunları, yüksek sulama ve enerji giderleri ile iklim kaynaklı riskler nedeniyle ciddi ekonomik kayıplar yaşadığını belirten Şevkin, Çukurova’nın tarımsal üretim gücünün korunması gerektiğini vurguladı.

Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Dr. Şevkin, Adana başta olmak üzere bölgede pamuk, mısır, buğday, narenciye, karpuz, sebze ve çok sayıda meyvenin üretildiğini ifade etti.

Bölgenin son derece verimli topraklara sahip olmasına rağmen çiftçilerin giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında üretim yapmaya çalıştığını belirten Şevkin, “Mazot, gübre, zirai ilaç, tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye giderleri artarken çiftçinin ürettiği ürünün fiyatı aynı oranda artmıyor. Üretici emeğinin karşılığını alamıyor” dedi.

“Hasat geliyor, çiftçi ürününü kaça satacağını bilmiyor”

Çukurova’da üreticilerin karşı karşıya kaldığı temel sorunlardan birinin de pazarlama ve depolama yetersizliği olduğunu belirten Şevkin, çiftçinin çoğu zaman ürününü hasat döneminde satmak zorunda kaldığını kaydetti.

Yeterli depolama, soğuk hava deposu ve pazarlama altyapısının bulunmamasının üreticinin fiyat belirleme gücünü zayıflattığını ifade eden Dr. Şevkin, “Çiftçi aylarca emek veriyor, tarlasına yatırım yapıyor ancak hasat zamanı geldiğinde ürününü hangi fiyattan satacağını bilmiyor. Ürününü bekletme imkânı olmayan üretici, çoğu zaman maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalıyor” diye konuştu.

Mısırdan karpuza, narenciyeden sebze ve meyveye kadar birçok üründe benzer sorunların yaşandığını dile getiren Şevkin, plansız üretim, yüksek maliyetler, pazarlama eksikliği, ithalat politikaları ve üretici örgütlenmesindeki yetersizliklerin çiftçinin gelirini doğrudan etkilediğini söyledi.

“Çiftçi toprağını satmak zorunda kalırsa Çukurova’nın üretim gücü de kaybedilir”

Çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunların yalnızca üreticilerin gelirlerini değil, Çukurova’nın gelecekteki tarımsal üretim kapasitesini de tehdit ettiğini vurgulayan Dr. Şevkin, “Çiftçi üretimden uzaklaştığında yalnızca bir üreticiyi kaybetmiyoruz. Tarımsal üretim kültürünü, istihdamı ve ülkenin gıda güvenliğini de riske atıyoruz” ifadelerini kullandı.

Üretim maliyetlerinin karşılanamadığı koşullarda çiftçinin tarım arazisini satmak veya üretimden çekilmek zorunda kalabildiğine dikkat çeken Şevkin, verimli tarım arazilerinin korunmasının stratejik bir devlet politikası olması gerektiğini söyledi.

Şevkin, Meclis Araştırması kapsamında ürün bazında üretim maliyetlerinin, çiftçinin gelir kayıplarının, tarım arazilerindeki değişimin, sulama ve enerji giderlerinin, ürün fiyatlarının, ithalat ve ihracat politikalarının, depolama olanaklarının ve üretici örgütlenmesinin ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.

Çukurova’ya özgü tarımsal planlama modeli çağrısı

Çukurova tarımında yaşanan sorunların yalnızca dönemsel desteklerle çözülemeyeceğini belirten Dr. Şevkin, bölgeye özgü ve üreticinin önünü görebileceği kapsamlı bir tarımsal planlama modeline ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Dr. Şevkin, “Çiftçi ekim yapmadan önce maliyetini, hasat döneminde karşılaşacağı piyasayı ve ürününün hangi kanallardan pazarlanacağını öngörebilmelidir. Üretici ne ekeceğini, ne kadar üreteceğini ve emeğinin karşılığını nasıl alacağını bilemediği bir sistemde sürdürülebilir tarım mümkün değildir” dedi.

Ürün bazında maliyet ve gelir analizlerinin yapılması, üreticinin hasat öncesinde fiyat ve pazar konusunda öngörü sahibi olmasını sağlayacak mekanizmaların kurulması ve tarımsal desteklerin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Şevkin, Çukurova’nın üretim gücünün korunmasının Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da önemli olduğunu belirtti.

Alt Geçitte Korku Dolu Anlar!
Alt Geçitte Korku Dolu Anlar!
İçeriği Görüntüle

“Çukurova’nın toprağı da çiftçisi de korunmalıdır” diyen Dr. Şevkin, bölgenin ekonomik ve yapısal tarım sorunlarının bütün yönleriyle araştırılması, çiftçinin üretimde tutulması, verimli tarım arazilerinin korunması ve tarımsal üretim kapasitesinin artırılması amacıyla TBMM’de Meclis Araştırması açılması çağrısında bulundu.

Kaynak: BÜLTEN