Tayakısı, 2022 yılında 5,7 milyon dekar alanda 2,75 milyon ton kütlü pamuk
üretildiğini, 2024’te ekim alanının 4,7 milyon dekara, üretimin ise 2,24 milyon tona
gerilediğini söyledi. 2025 yılında ise ekim alanının yaklaşık 4 milyon dekara, üretimin
1,95 milyon tona düştüğünü belirten Tayakısı, 2025/26 sezonunda 3,6 milyon dekar
alanda yaklaşık 1,6 milyon ton üretim beklendiğini ifade etti.
Türkiye’nin pamuk ithalatına yaklaşık 2,28 milyar dolar ödediğine dikkat çeken
Tayakısı, üretimdeki gerilemenin yalnızca tarımı değil, tekstilden yağ ve yem
sanayisine kadar çok sayıda sektörü etkilediğini vurguladı.

“ÇUKUROVA’DA BEYAZ ALTIN GERİLİYOR”
Çukurova’da geçmişte “beyaz altın” olarak nitelendirilen pamuğun üretim alanının
giderek daraldığını belirten Tayakısı, yüksek girdi maliyetleri, pamuk fiyatları, sulama
imkanları ve alternatif ürünlerin daha yüksek gelir sağlamasının üreticiyi pamuktan
uzaklaştırdığını kaydetti.
Pamuk üretiminin sürdürülebilmesi için gübre, mazot, tohum, ilaç, elektrik ve sulama
maliyetlerinin sübvanse edilmesi gerektiğini belirten Tayakısı, taban fiyatın ekimden
önce açıklanmasını ve destekleme ödemelerinin avans olarak üreticiye verilmesini
istedi.
Tayakısı, üreticinin yeniden pamuk ekimine yönelmesi ve ithalata ödenen dövizin
Türkiye’de kalması için uzun vadeli ve öngörülebilir bir üretim politikasına ihtiyaç
olduğunu söyledi.
“62 TL’NİN ALTINDAKİ FİYAT ÜRETİCİYİ ZORLAR”
Kütlü pamuk üretim maliyetinin dekara 47,74 TL seviyesinde olduğunu belirten
Tayakısı, üreticinin zarar etmeden üretime devam edebilmesi için destekleme
ödemesi hariç kütlü pamuk alım fiyatının kilogram başına en az 62 TL olması
gerektiğini ifade etti.
Tayakısı, “Pamuk stratejik bir üründür. Üreticinin önünü görebildiği, maliyetlerini
karşılayabildiği ve sürdürülebilir üretim yapabildiği bir destekleme ve fiyat politikası
oluşturulmalıdır. Aksi halde pamukta dışa bağımlılığımız daha da artacaktır” dedi.





