Askeri Hastane’nin “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edilmesi için Kültür ve
Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı Adana Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne resmi başvuru yaptıklarını bildiren Mimarlar Odası Adana Şubesi,
mülkiyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olan, ancak Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilerek kamu
hizmetinde kullanılan yapının kamu yararı doğrultusunda korunması gerektiğini vurguladı.

Adana Askeri Hastanesi’nin yalnızca bir hastane yapısı olmadığını belirten Yönetim Kurulu, yapının
Cumhuriyet’in erken dönem sağlık yatırımlarının Adana’daki önemli temsilcilerinden biri olduğunu
söyledi. Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Canan Aksu, “Mimari özellikleri, şehircilik
tarihindeki yeri, sağlık tarihine katkısı ve toplumsal bellekteki karşılığıyla bu yapı, Adana’nın ortak
kültürel mirasıdır. Özelleştirilmesine veya özgün amacı dışında kullanılmasına izin verilmemelidir” dedi.

“1940’TAN BUGÜNE UZANAN BİR KENT BELGESİDİR”
Hastanenin, Hermann Jansen’in 1940 tarihli Adana İmar Planı’nda Askeri Hastane olarak öngörülen
alanda inşa edildiğine dikkat çeken, yapının 18 Aralık 1940’ta tamamlandığını belirten, yapının simetrik
yerleşimi, U plan şeması, kolonlu giriş revakı, yalın cephe düzeni, betonarme taşıyıcı sistemi ve yatay
kütle kompozisyonuyla 1940’lı yılların kamu mimarisinin özelliklerini taşıdığını ifade eden Aksu, “Bu
yapı, Cumhuriyet dönemi planlama ve mimarlık anlayışının günümüze ulaşmış somut belgelerinden
biridir” diye konuştu.
Yaklaşık 85 yıl boyunca Güney Anadolu’nun önemli askeri sağlık merkezlerinden biri olarak hizmet
veren hastanenin, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında yaralı personelin tedavi ve sevk süreçlerinde de
önemli görev üstlendiğini kaydeden, yapının tarihsel değerinin bununla da sınırlı olmadığını belirten
Aksu, şunları söyledi:
“ADANA ASKERİ HASTANESİ KORUNMASI GEREKLİ TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIĞIDIR”
“Adana Askeri Hastanesi, kent belleğinde önemli bir yere sahiptir. Hastane; yıllar boyunca Adanalıların
yaşamında yer etmiş, birçok kuşağın anılarında iz bırakmış simgesel kamu yapılarından biridir.
Kent belleği, kültür varlıklarının korunmasında temel ölçütlerden biridir. Adana’daki benzer yapıların
geçmişte alınan kurul kararlarıyla hatıra değeri, estetik değeri, kent belleğindeki yeri ve simgesel
nitelikleri nedeniyle tescil edilmiştir. Adana Askeri Hastanesi de bu ölçütleri fazlasıyla taşımaktadır.
Yapının şehircilik tarihi ve askeri sağlık tarihi açısından taşıdığı belge değeri son derece güçlüdür.
Özgün kimliğini büyük ölçüde koruyan bu yapının korunması, yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin
Cumhuriyet dönemi mimarlık mirası açısından da önemlidir.”
“2863 SAYILI KANUN KAPSAMINDA TESCİL EDİLMELİDİR”
Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak Adana Askeri Hastanesi’ne ilişkin değerlendirme raporunu
hazırladıklarını ve yapının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında
“Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edilmesi yönündeki taleplerini ilgili kurumlara
ilettiklerini belirten Aksu, sürecin takipçisi olacaklarını söyledi ve şunları ekledi:
“Bu yapı ve bulunduğu alan bir ticari meta olarak değerlendirilmemelidir. Adana Askeri Hastanesi’nin
özelleştirilmesi, satılması veya kamu hizmeti dışında bir amaçla kullanılması, kentin tarihsel ve kültürel
dokusuna ciddi zarar verecektir. Mülkiyetin kamuya ait olması kadar, kamuya tahsisli bu alanın
kamusal niteliğinin korunması da önemlidir. Kentler yalnızca yeni yapılarla değil, geçmişten geleceğe
taşıdıkları değerlerle kimlik kazanır. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Adana Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu olmak üzere ilgili tüm kurumları yapının tescil sürecini değerlendirmeye ve
Adana Askeri Hastanesi’nin korunması için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz. Kent belleğimizi,
Cumhuriyet mirasımızı ve kamusal varlıklarımızı korumak hepimizin sorumluluğudur. Adana Askeri
Hastanesi satılmamalı, amaç dışı kullanılmamalı; gelecek kuşaklara özgün kimliğiyle aktarılmalıdır.”




