Tarımsal ürünlerin tarlada ve dalında kaldığını belirten Kısacık, çiftçinin giderek daha ağır bir ekonomik tabloyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Şehit Oğullarının Adını Taşıyan Okulda Yürek Burkan Buluşma!
Şehit Oğullarının Adını Taşıyan Okulda Yürek Burkan Buluşma!
İçeriği Görüntüle

Tarımda yaşanan sorunların farklı ürünlerde kendisini gösterdiğini belirten Kısacık, birçok tarımsal ürünün satılamadığını ve üreticinin mağdur olduğunu dile getirdi.

“Türkiye’de tarımın ve çiftçinin üzerine adeta bir karabasan çökmüş, tarımı kıpırdatmıyor. Kavun tarlada kaldı, yüzüne bakan yok. Kan kırmızı domatesler hayvanlara yem oluyor. İncir dalında çürüyor, alan yok. Karpuz elde kalmış, çöpe dökülüyor. Narenciyeyi soran yok. Üzüm yok pahasına satılıyor. Mahsul ya tarlada kalıyor ya çöp oluyor ya da hayvanlara yem oluyor. Çiftçi kan ağlıyor ve ne yazık ki ürete ürete, çalışa çalışa batıyor”, sözleriyle üreticinin yaşadığı mağduriyete dikkat çekti.

“Tarlada, bağda, bahçede kalan emeğimiz ama çöken geleceğimiz”

Tarım sektöründeki sorunların yalnızca üreticinin bugünkü ekonomik durumuyla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin geleceğini de ilgilendirdiğini belirten Kısacık, “Tarlada, bağda, bahçede kalan emeğimiz ama çöken geleceğimiz” ifadelerini kullandı.

Tarımda yaşanan tablonun nedenlerinin yetkililer tarafından açıklanması gerektiğini savunan Kısacık, iktidara şu sözlerle seslendi:

“Bu ülkenin tarımına ne oluyor? Tarım neden çöktü, çiftçi neden bitti, emek neden sömürülüyor? İktidar yetkilileri bu olanların nedenini açıklasınlar”

Kısacık, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için yaşanan sorunların gündeme alınması gerektiğine dikkat çekti.

Kaynak: BÜLTEN