Türkiye’nin terörden arındırılmasının yalnızca güvenlik başlığı altında ele alınamayacağını ifade eden Keyhıdır, kalıcı huzurun adalet, hukuk, kardeşlik ve ekonomik kalkınmayla mümkün olacağını vurguladı.
“Terörün bitmesine evet, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına hayır”
Terörün sona ermesinin toplumun ortak beklentisi olduğunu belirten Keyhıdır, sürecin hangi yöntemle yürütüldüğünün de en az sonuç kadar önemli olduğunu söyledi.
Keyhıdır şunları söyledi: “Bizim desteğimiz terörün sona ermesine, silahların tamamen bırakılmasına, kardeşliğimizin güçlenmesine, hak ve özgürlüklerin korunmasına, hukukun üstünlüğüne, TBMM’nin çözümün merkezi olmasına ve Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün korunmasına verilen destektir.”
Şiddetin hiçbir şekilde meşrulaştırılmasını kabul etmediklerini belirten Keyhıdır, “Kapalı kapılar ardındaki pazarlıklara, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına ve Türkiye’nin geleceğinin başka hesaplara teslim edilmesine hayır diyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Çözümün merkezi TBMM olmalı”
Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren kritik konuların demokratik meşruiyet çerçevesinde, milletin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ele alınması gerektiğini dile getiren Keyhıdır, toplumsal güvenin ancak şeffaflıkla sağlanabileceğini söyledi.
Keyhıdır, “Milletin ne konuşulduğunu bilmediği, Meclis’in etkisizleştirildiği bir süreç toplumsal güven oluşturmaz. Türkiye’nin meseleleri millet adına yetki kullanan kurumların sorumluluğunda, hukuk içerisinde ve açık biçimde çözülmelidir.” dedi.
“Türkiye’nin meselelerine küresel güçler yön vermemeli”
Türkiye’nin terör sorununu kendi iradesi ve demokratik kurumları aracılığıyla çözebilecek güce sahip olduğunu belirten Keyhıdır, ülkenin geleceğinin dış müdahalelere açık hale getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Keyhıdır, “Terörün sona ermesini elbette istiyoruz. Ancak bu süreç Türkiye’nin meselelerine herhangi bir küresel gücün veya emperyalist odağın müdahale edemeyeceği şekilde yürütülmelidir. Güçlü Türkiye, kendi sorunlarını kendi milletinin iradesiyle çözen Türkiye’dir.” diye konuştu.
“Filistin için daha güçlü ve bağımsız Türkiye”
Bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Keyhıdır, Filistin’de yaşananlara da değindi. Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında güçlü ve bağımsız bir politika izlemesinin önemine dikkat çeken Keyhıdır, “Filistin’i kana bulayan ve bölgemizin geleceğine göz diken Siyonist yayılmacılığa karşı daha güçlü, daha bağımsız ve daha dirençli bir Türkiye istiyoruz. Bunun yolu içeride kardeşliğimizi güçlendirmekten, adaleti tesis etmekten ve millet olarak ortak geleceğimize sahip çıkmaktan geçiyor.” dedi.
“Mesele yalnızca silahların susması değil”
Terörün sona ermesinin Türkiye açısından önemli bir kazanım olacağını ancak bunun tek başına yeterli görülmemesi gerektiğini belirten Keyhıdır, terör sonrası dönemin nasıl şekilleneceğinin de şimdiden ele alınması gerektiğini söyledi.
“Bizim için mesele yalnızca terörün bitmesi değildir” diyen Keyhıdır, “Asıl mesele terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye inşa edeceğimizdir. Silahların sustuğu ama adaletsizliğin, yoksulluğun ve hukuksuzluğun devam ettiği bir tabloyu yeterli göremeyiz.”
“Kardeşliğimizi siyasi hesaplara kurban etmeyelim”
Toplumun farklı kesimlerinin birbirine karşı kutuplaştırılmaması gerektiğini belirten Keyhıdır, terör tartışmalarının yeni toplumsal ayrışmalara yol açmaması gerektiğini ifade etti.
Keyhıdır, “Bu topraklarda yüzyıllardır birlikte yaşayan insanların kardeşliğini günlük siyasi hesapların malzemesi yapamayız. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla ve bütün farklılıklarımızla ortak vatanımız Türkiye’dir. Kardeşliğimizi hukuk ve adalet temelinde daha da güçlendirmeliyiz.” dedi.
“Terörsüz Türkiye aynı zamanda kalkınan Türkiye olmalı”
Terör nedeniyle yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal açıdan ağır bedeller ödendiğine dikkat çeken Keyhıdır, terör sonrası dönemin özellikle bölgesel kalkınma ve istihdam politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Keyhıdır, “Gençlerin iş bulabildiği, çiftçinin üretebildiği, esnafın ayakta kalabildiği, yatırımın ülkenin her bölgesine yayıldığı bir Türkiye kurmak zorundayız. Ekonomik kalkınmayı sağlamadan toplumsal huzurun bütün unsurlarını tamamlamış olmayız.” ifadelerini kullandı.
“Hukuk herkes için aynı işlemeli”
Kalıcı toplumsal barışın temel şartlarından birinin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Keyhıdır, hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu bir Türkiye’nin terör örgütlerinin toplumsal zemin oluşturma girişimlerine karşı da daha güçlü olacağını ifade etti.
Keyhıdır, “Adaletin kişiye göre değişmediği, hukukun herkes için aynı işlediği ve vatandaşın devletine güven duyduğu bir düzeni güçlendirmek zorundayız. Kardeşliğin en sağlam teminatlarından biri adalettir.” dedi.
“Asıl mesele terörden sonra nasıl bir Türkiye kuracağımızdır”
Saadet Partisi Adana İl Başkanı Muhammet Çelebi Keyhıdır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Terörün sona ermesine, silahların tamamen bırakılmasına ve kardeşliğimizin güçlenmesine sonuna kadar destek veriyoruz. Ancak bunu yaparken hukukun üstünlüğünden, millet iradesinden, TBMM’nin merkezi rolünden ve Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz veremeyiz. Şiddetin meşrulaştırılmasına ve milletimizden gizli pazarlıklara da karşıyız. Bizim için mesele yalnızca terörün bitmesi değildir. Asıl mesele; terör bittikten sonra adaletin, hukukun, kardeşliğin ve ekonomik kalkınmanın hâkim olduğu nasıl bir Türkiye inşa edeceğimizdir. Türkiye’nin geleceğine milletimiz karar vermeli, Türkiye’nin yarınları hiçbir küresel hesabın parçası olmamalıdır.”




