İki Oscar’lı Yönetmen Asghar Farhadi Adana’da!
İki Oscar’lı Yönetmen Asghar Farhadi Adana’da!
İçeriği Görüntüle

Bu sadece müteahhidin problemi de değildir; konut arzını, konut fiyatlarını ve dolayısıyla vatandaşın konuta erişimini doğrudan etkileyen bir meseledir’’ dedi.

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Teşkilat Başkanlığı görevini de sürdüren AKAMDER Başkanı Sayım Azmaz, bir krize dönüşen uzayan ruhsat süreçleri, sağlıklı ve güvenli konuta erişim önündeki engeller, sektördeki kalifiye eleman sorununa ilişkin Çukurova Metropol’e açıklamalarda bulundu.

KURUMSAL KAPASİTE SORUNU…

Adana’da yaşanan ruhsat sorununun temelinde mevzuattan çok uygulama ve kurumsal kapasite problemi bulunduğuna dikkat çeken Başkan Sayım Azmaz, ‘’Özellikle yerel yönetimlerde imar ve ruhsat birimlerinde yeterli sayıda teknik personel bulunmaması, dosyaların farklı birimlerde uzun süre bekletilmesine neden oluyor’’ diye konuştu.

Sektör temsilcilerinin, bazı projelerde ruhsat süreçlerinin aylarca, hatta 8 aya kadar uzayabildiğinden yakındığını vurgulayan Başkan Sayım Azmaz, şu ifadelere yer verdi:

‘’Oysa mevzuatın öngördüğü süreç bunun çok daha altında. Yatırım ve proje dosyalarının ilgili idare tarafından incelenmesi için mevzuatta 15 günlük süre öngörülüyor.

GECİKMENİN TAMAMINI BELEDİYELERE YÜKLEMEK OLMAZ

Burada şunu da açıkça söylemek gerekiyor: Ruhsat sürecindeki gecikmenin tamamını belediyeye yüklemek doğru olmaz. Eksik veya hatalı proje, farklı kurumlardan alınması gereken görüşler, imar ve planlama sorunları da süreci uzatabiliyor. Ancak belediyelerin teknik personel kapasitesinin güçlendirilmesi bu sorunun önemli bir bölümünü çözebilir.

Benim önerim çok net:

İmar ve ruhsat birimlerinde yeterli mimar, mühendis ve teknik personel istihdam edilmeli.

Başvurular tamamen dijital ve izlenebilir hale getirilmeli.

Bir dosyanın hangi masada ve kaç gündür beklediği görülebilmeli.

Eksik varsa tek seferde ve toplu şekilde bildirilmelidir.

Kurumlar arasındaki görüş ve onay süreçleri birbirine entegre edilmelidir.’’

Başkan Sayım Azmaz, ‘’Deprem bölgesinde yer alan Adana’da ruhsat krizinin güvenli ve sağlıklı konuta erişimi engelliyor mu?’’ sorusuna ise şu yanıtı verdi:

GECİKMELER KONUT ARZINI YAVAŞLATIYOR

‘’Evet, ruhsat ve imar süreçlerindeki gecikmeler konut arzını yavaşlatabilir. Adana gibi deprem gerçeği olan bir şehirde bunun ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Burada bizim önceliğimiz kesinlikle “daha hızlı bina yapmak” değil; daha hızlı, doğru projelendirilmiş ve mevzuata uygun güvenli yapı üretmek olmalıdır.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin kendi görev tanımlarında da deprem ve zemin incelemeleri, afet risklerinin belirlenmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının yürütülmesi açıkça yer alıyor.

Dolayısıyla ruhsat sürecini hızlandırırken denetimden taviz verilmemeli. Hız ile güvenliği karşı karşıya koymamalıyız. Doğru personel ve dijital sistem kurulursa ikisi aynı anda sağlanabilir.’’

BU SORUN SADECE ADANA’NIN SORUNU DEĞİLDİR

Uzayan ruhsat süreçlerinin sadece Adana’nın problemi olmadığının altını çizen AKAMDER Başkanı Sayım Azmaz, Türkiye’nin birçok kentinde imar, ruhsat, planlama, kentsel dönüşüm ve kurumlar arası koordinasyonla ilgili benzer sorunlar yaşanabildiğini belirterek, ‘’Nitekim Türkiye genelinde 2026’nın ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü geçen yılın aynı dönemine göre %7,4 azaldı. Adana açısından ise deprem riski nedeniyle mesele daha da önemli: Bir tarafta güvenli yapı ihtiyacı, diğer tarafta yeni yapı üretiminin önündeki bürokratik ve ekonomik engeller var’’ ifadesine yer verdi.

NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ AÇIĞI ÖNEMLİ BİR SORUN

AKAMDER Başkanı Sayım Azmaz, inşaat sektörünün önemli problemlerinden birinin de nitelikli iş gücü açığı olduğuna dikkat çekti.

İnşaat sektörünüm sadece işçi sayısına bakarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Sayım Azmaz, ‘’Sektörde usta, kalıpçı, demirci, kaynakçı, elektrikçi, sıhhi tesisatçı, mekanik tesisatçı gibi işin ehli insanlara ihtiyaç var. Üstelik bu sorun sadece inşaat sektörüne özgü değil; Türkiye genelinde teknik ve mesleki eleman ihtiyacı önemli bir konudur’’ dedi.

SAYI KADAR NİTELİK DE ÖNEMLİDİR

İnşaat sektörünün istihdam yaratma gücünün devam ettiğini, TÜİK verilerine göre 2026 Temmuz ayında sektördeki ücretli çalışan sayısının yıllık bazda %3,5 arttığını ve 2 milyon 71 bin kişiye ulaştığını kaydeden Azmaz, ‘’Ancak sayı kadar nitelik de önemli. 2026’nın ikinci çeyreğinde inşaat sektöründe istihdam endeksi yıllık %5 artarken, saatlik işgücü maliyeti de %30,3 yükseldi. Bizim burada yapmamız gereken, gençleri meslek liselerine ve uygulamalı mesleki eğitime yönlendirmek. Müteahhitler, meslek liseleri, üniversiteler ve kamu kurumları birlikte çalışmalıdır’’ diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi