Telefonlarımız elimizde, mesajlarımız ekranımızda, sosyal medya hesaplarımızda yüzlerce insan var. Sabah gözümüzü açar açmaz birilerine bakıyor, gün içinde onlarca mesaj alıyor, akşam yatağa girerken yine ekranı kaydırıyoruz. Türkiye’de internet kullanım oranının 2026’da %92,3’e ulaşması, WhatsApp’ın ise %90 oranında kullanılması aslında ne kadar “bağlantılı” bir hayat yaşadığımızı gösteriyor. Ama insan ister istemez soruyor: Madem birbirimize bu kadar yakınız, neden kendimizi bu kadar yalnız hissediyoruz?
Belki de sorun iletişim kuramamamız değil, gerçekten iletişim kurmayı unutmuş olmamız. Bir arkadaşımızın “Nasılsın?” mesajına “İyiyim” deyip geçiyoruz. Oysa bazen insanın ihtiyacı gerçekten iyi olup olmadığının sorulmasıdır. Bir fotoğrafımıza gelen onlarca beğeni, akşam eve döndüğümüzde içimizdeki boşluğu doldurmaya yetmiyor. Çünkü görülmek başka, anlaşılmak başka. Sosyal medyada görünür oldukça, gerçek hayatta birbirimize dokunmayı, oturup saatlerce konuşmayı, sessizliği bile paylaşmayı giderek daha fazla özlüyoruz. Nitekim Türkiye’de yapılan yakın tarihli bir araştırma da sosyal medya kullanımı ile çevrimiçi yalnızlık arasındaki ilişkiyi doğrudan ele alıyor.
Bazen düşünüyorum da, belki de çağımızın en büyük yalnızlığı etrafımızda kimsenin olmaması değil; etrafımızdaki insanların arasında kendimizi anlatacak birini bulamamak. Kalabalıkların içinde yalnızız. Aile sofralarında telefonlar masada, arkadaş buluşmalarında ekranlar elimizde, aynı evin içinde birbirimize mesaj atıyoruz. Birbirimizin hayatını anbean takip ediyoruz ama birbirimizin ruh halini fark etmiyoruz. Oysa insanın ihtiyacı her zaman büyük şeyler değil. Bazen kapının çalınması, “Bir kahve içelim mi?” denmesi, uzun zamandır aranmayan birinin aranması yeterli.
Belki de biraz çevrimdışı olmamız gerekiyor. Daha az fotoğraf çekip daha çok anı biriktirmek, daha az “görüldü” bekleyip daha çok göz göze gelmek, daha az insanın hayatını izleyip kendi hayatımızın içinde daha fazla yer almak gerekiyor. Çünkü sonunda hepimizin ihtiyacı aynı: Birilerinin bizi gerçekten merak etmesi, dinlemesi ve olduğumuz halimizle yanımızda olması. Telefonlarımızın şarjı bittiğinde bile yanımızda kalacak insanlar biriktirebiliyorsak, işte o zaman gerçekten bağlantı kurmuşuz demektir.
Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere...