Türkiye yine kavurucu bir sıcak hava dalgasının etkisinde. Güney ve batı kesimlerde sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkarken, bazı bölgelerde termometreler 40 derecelere yaklaşıyor.

Ancak bu yazın en dikkat çekici tarafı yalnızca gündüz yaşanan yüksek sıcaklıklar değil; geceleri bile havanın yeterince serinlememesi. İnsanların “Eskiden de yazlar sıcaktı ama böyle değildi” demesi artık sadece bir serzeniş olmaktan çıkıp üzerinde düşünülmesi gereken bir gerçeğe dönüşüyor.

Peki neden geceleri bile rahatlayamıyoruz? Özellikle betonlaşmanın yoğun olduğu şehirlerde asfalt, binalar ve beton yüzeyler gün boyunca depoladıkları ısıyı gece boyunca geri veriyor. Buna bir de yüksek nem eklendiğinde vücudun ter yoluyla kendisini soğutması zorlaşıyor.

Yani termometrede gördüğümüz sıcaklık ile bedenimizin hissettiği sıcaklık aynı şey değil. Gece pencereyi açıp serin bir hava beklerken içeriye hâlâ sıcak ve ağır bir hava dolmasının nedenlerinden biri de bu.

Üstelik mesele yalnızca “bu yaz biraz sıcak geçti” diyerek geçiştirilecek kadar basit değil. Meteoroloji verileri, Türkiye'de sıcak hava dalgalarının son yıllarda daha sık ve daha uzun süreli yaşandığını gösteriyor.

MGM'nin 2025 değerlendirmesine göre Türkiye genelinde sıcak hava dalgası sayısı normal dönemlere göre artarken, bazı bölgelerde bu dönemlerin toplam süresi haftaları buldu. Bu tablo bize iklim değişikliğinin artık uzak bir geleceğin problemi olmadığını, günlük hayatımızın içine girdiğini gösteriyor.

Belki de artık soruyu değiştirmemiz gerekiyor: “Sıcaklar ne zaman bitecek?” yerine “Bu sıcaklara nasıl hazırlanacağız?” demeliyiz. Daha fazla yeşil alan, şehirlerde gölgelendirme, enerji tasarruflu binalar, su kaynaklarının korunması ve özellikle yaşlılar ile çocuklar için sıcak hava planları artık lüks değil, ihtiyaç. Çünkü mesele yalnızca birkaç gün klima karşısında oturup serinlemek değil.

Mesele, her geçen yıl daha sıcak bir dünyada yaşamaya nasıl uyum sağlayacağımız. Ve galiba bu yaz bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Hava değişiyor, bizim de alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor.

Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere...