Okullar açıldığında hepimizin aklından aynı sorular geçiyor: Bu yıl dersleri nasıl olacak, notları nasıl gelecek, sınavlarda başarılı olacak mı? Oysa belki de bütün bu sorulardan önce sormamız gereken çok daha önemli bir soru var: Çocuğumuz okulda kendini güvende hissediyor mu? Çünkü bir çocuğun öğrenebilmesi için önce kendini güvende, huzurlu ve değerli hissetmesi gerekiyor.

Çocukların omuzlarına daha ilkokul sıralarında başarı baskısı yüklemeye başladık. Daha iyi not, daha çok soru, daha yüksek derece… Başarı elbette önemli. Fakat çocuk dediğimiz şey yalnızca sınav sonuçlarından ibaret değil. Okula korkmadan gidebilmeli, arkadaşlarıyla yaşadığı sorunları anlatabilmeli, zorbalığa uğradığında sesini çıkarabilmeli ve bir yetişkinin onu gerçekten dinleyeceğini bilmelidir. Bazen bir çocuğun ihtiyacı daha fazla test değil, “Nasılsın?” diye soran bir yetişkindir.

Bugün Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir lisenin önünde yaşanan silahlı saldırı haberi, hepimizin yüreğini bir kez daha burktu. Olayla ilgili soruşturma sürerken yaralanan öğrencilerin olduğu bildirildi. Böyle haberleri duyduğumuzda aklımıza yalnızca olayın kendisi değil, sabah evden okula gönderdiğimiz çocuklarımız geliyor. Bir anne-baba için “Okula gitti” cümlesinin devamında “Güvenle eve dönecek” düşüncesinin olması kadar doğal bir şey yok.

Çocuklarımızdan başarı bekleyelim, elbette. Ama onların başarısından önce can güvenliğini, huzurunu ve psikolojik güvenliğini korumayı öğrenelim. Okul yalnızca ders öğrenilen bir bina değildir; çocukların hayatlarının önemli bir bölümünü geçirdiği yerdir. Bu yüzden okul güvenliği, alınacak önlemler listesinde sıradan bir madde değil, çocuklarımızın geleceği kadar önemli bir sorumluluktur. Çünkü bir çocuğun geleceğini konuşabilmemiz için önce onun bugün güvende olması gerekir.

Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere...