Sosyal medya bunun en büyük aynası. Herkesin hayatı güzel, herkesin yüzü gülüyor, herkes bir yerlere yetişiyor, bir şeyler başarıyor. Oysa paylaşılan fotoğrafların arkasında kaç kişinin uykusuz geceleri, içine attığı kırgınlıkları, kimseye anlatamadığı mücadeleleri var, bunu bilmiyoruz. Bir fotoğrafın mutluluğu göstermesi, o insanın gerçekten mutlu olduğu anlamına gelmiyor.

Belki de en büyük yorgunluğumuz hayatın kendisi değil, her şey yolundaymış gibi davranmak. Sürekli güçlü olmak, her şeye yetişmek, kimseyi kırmamak, herkese iyi görünmek… İnsan bazen sadece anlaşılmak, yargılanmadan dinlenmek ve hiçbir şey anlatmak zorunda kalmadan yanında birinin olduğunu hissetmek istiyor. Ama ne yazık ki dinlemekten çok konuşmayı, anlamaktan çok yorum yapmayı tercih ediyoruz.

Ben artık insanların ne kadar güçlü göründüğüyle değil, ne kadar huzurlu olduğuyla ilgileniyorum. Çünkü herkesin bir mücadelesi var ve her gülümsemenin ardında anlatılmamış bir hikâye saklı olabilir. Belki de birbirimize soracağımız en değerli soru hâlâ aynı: "Nasılsın?" Ama bu kez alışkanlıktan değil, gerçekten cevabını merak ederek soralım. Çünkü bazen bir insanın ihtiyacı olan tek şey, iyi görünmek zorunda olmadığı birinin karşısında oturabilmektir.

Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere..