Bugün Başakşehir’de bir okulda yaşanan bıçaklı saldırı, hepimizin içini acıttı. Sekiz öğrencinin yaralandığı olayda, daha sonra yaralı öğrencilerden birinin hayatını kaybettiği açıklandı. Bir çocuğun okula giderken yaşayabileceği en büyük korku, dersine yetişememek ya da sınavdan düşük not almak olmalı. “Bugün okulda güvende olacak mıyım?” sorusu hiçbir çocuğun aklından geçmemeli.

Okul yalnızca ders öğrenilen bir yer değildir; çocukların günün büyük bölümünü geçirdiği, arkadaşlık kurduğu ve hayata hazırlandığı yerdir. Bu nedenle okul güvenliği sadece kapıda bir güvenlik görevlisi bulundurmakla sınırlı olmamalı. Öğrenciler arasındaki şiddetin, dışlanmanın, tehditlerin ve davranış değişikliklerinin erken fark edilmesi; öğretmen, aile ve rehberlik birimlerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Bugün yaşanan olay üzerinden hepimizin sorması gereken soru çok açık: Çocuklarımızı okula gönderirken gerçekten ne kadar güvende olduklarından emin miyiz? Bir çocuğun yaşadığı korkuyu, öfkeyi veya yalnızlığı “çocuklar arasında olur” diyerek geçiştirdiğimiz her an, çözülmesi gereken bir sorunu biraz daha büyütüyor. Güvenli okul, sorun yaşandıktan sonra müdahale eden değil, sorun büyümeden fark eden okuldur.

Çocuklarımızdan başarılı olmalarını, iyi notlar almalarını ve geleceğe hazırlanmalarını bekliyoruz. Ama bütün bunlardan önce tek bir beklentimiz var: Akşam eve sağ salim dönmeleri. Okul kapısından içeri giren hiçbir çocuk korkuyla değil, güven duygusuyla adım atmalı. Çünkü eğitim, ancak çocuk kendini güvende hissettiğinde gerçekten başlayabilir.

Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere...