Milyonlarca metreküp servet buluyoruz. Emeklilere yeni fırsatlar sunuyoruz. Yepyeni formüller buluyoruz sonra. Asgari ücretliyi asla enflasyona ezdirmiyoruz!!!
Av sezonu başladı. Balıkçılar “Vira Bismillah” dedi, denizlere açıldı. Millet ete doymuş, balığa hücum ediyormuş şu anda(!)
Bazı politikacı büyüklerimiz çok çok önemli mesajlar veriyorlar: Çok şükür, memur maaşlarını zamanında ödüyoruz.
Gençler evlenmiyor diye gönül koyuyorlar; işsizler ordumuza taze kan ekleniyor durmaksızın, yeni kavramlar eşliğinde: Ev genci!
Artık iş bulma umudunu yitirmiş ve evde oturuyor ömrünün baharındaki Ey Türk Gençliği…
Neler icat ettik, ne çareler aradık bir şeyler için; askıda ekmek, kitap, defter, çay, fatura, simit…
Elbette önemlidir yardımlaşma ve dayanışma kültürü ama kalıcı çözümü yok mu bunun?
Askıya biraz da ahlak koysak olur mu acaba?
Çocukların erken yaşta evlendirilmesine göz yumanlar için, kadın cinayetleri, çocuk ve kadın istismarının önüne geçmek için… İftiralarla yaşamı karartılan, suç devşirilen, işbirlikçiliği kabul etmeyen, yalan söylemeyen ve bunun bedeli en ağır şekilde ödetilen aydınlık yürekler için biraz adalet mi koymalı askıya?
Örgütlü cehalet, örgütlü kötülüğe dönüştürülürken, liyakatsizlik, torpil, kadrolaşma, mülakatla çalınan yarınlar için biraz vicdan koysak mı acaba askıya?
Derin yoksulluk, çürüme, yozlaşma, dışa bağımlılık, baskı derken bir butlan ahlaksızlığına karşı biraz erdem mi koysak askıya?
İş kazalarında, gelir dağılımı adaletsizliğinde, basın özgürlüğünde, hak ihlallerinde, çevre ve doğaya zarar vermekte, yap-işlet-devret ve aç çocuklarıyla zirvedeyken, askıdan medet ummayalım biz yine de.
En demokratik hakkımız olan itiraz etme hakkını kullanalım, o kırıntısı bile kalsa demokrasi zemininde.
Sen yoksan bir eksik hesabı klasik ama örgütlü değilsen, mahkûmsun yenilmeye.
Bugüne kadar kaç kez yenildin, onu düşünmeli. Hep kaybedendin ama Lenin’in dediği gibi; yenilgi yılları iyi bir okuldur.
Ders al bundan ve örgütlü toplumdaki yerini de al!
Kurtuluşun senin işte orada!