Dalga dalga operasyonlar, ev baskınları, gözaltılar, tutuklamalar, görevden uzaklaştırma ve son durak cezaevi…
Halkın tercih ettiği, oylarıyla seçtiği onlarca belediye başkanı tutuklu, yaklaşık 100 belediye başkanı ise seçildiği partiden istifa etti.
Bir yerlere doğru adım adım ilerliyorlar. İlçeleri kendi partine geçirip tutuklanan meclis üyelerine yenileri eklenerek büyükşehirleri de ele geçirme planlarından söz ediliyor.
Farkında mısınız, ekonomi çok fazla konuşulmaz oldu. Gündem çok hızlı değişiyor. Enflasyon artık kronikleşti ve bir türlü düşmüyor.
Düşmüyor çünkü adaletin tesis edilmediği bir yerde demokrasi, basın özgürlüğü, insan haklarından söz edemezsiniz. Orada yatırım olmaz, cezaevleri dolup taşar, tutuklu ve hükümlüler nöbetleşe uyur, suç oranları artar, barınma sorunu büyür, gençler eğitimden kopar…
Bu ülkede milyonlarca genç iş bulma umudunu kaybetmiş ve TÜİK’e göre işsiz sayılmıyor.
Aslında yaşamının en güzel yıllarını harcamış eğitim için. Şimdi onlar diplomalı işsizler ordusu olarak aslında yok sayılıyor.
Derin bir yoksulluk yaşanıyor, dert bir yanda. Çare var aslında çok şeye ama mevcut yönetimden kamucu politikalar beklemek saflığın alası olur.
Şimdilik çare sandık. Ne tek bir aday ne de tek bir partiyle sandıktan çıkmak bu ülkede öyle kolay değil. Butlan CHP’si bir ihanetin tarihini yazarken, YENİ Parti ise tökezletilmek isteniyor.
Sonuç olarak aslında vatandaş burnundan soluyor. Zamlar, işsizlik, sefalet, zengin ve yoksul arasındaki makasın giderek açılması, emeklilerin açlık sınırı altında bir ücrete mahkûm edilmesi…
Muhalefet şunu iyi anlamalı: Bir değişim olacaksa asla tek başına olmaz. Bunun tek yolu var: Örgütlü bir halk iradesi.
Halkı dinleyin, halkın sıcak bakmayacağı hatta bakmadığı iş birliği, uzlaşı filan, uzak durun.