İstemekle başlar, istemekle sürer yaşam.

Ölüm bile istenirken yaşam neden istenmesin?

Hiç istemeyenimiz yoktur. Az isteyenlerimiz çoktur, çok isteyenlerimiz azdır. Azla yetinen, azla mutlu olan, aza kanaat eden (bu dünyada aza kanaat edeceksin ki çoğu bulasın diye bir söz var, anımsayalım) şükürcülerimiz var; az azlarda, çok çoklarda, yani az çoklarda olsun, çok azlarda olsun diyenlerimiz gibi.

Biz, küçüklerle de mutlu olmasını bilenleriz.

Bazen adını koyamadığımız şeyleri de isteriz; bazen istediğimiz şeylere ad koymak da istemeyiz. İstediğimiz şeyler bizi ister mi, istemez mi, bilemeyiz ama isteriz.

Bazen çok çok isteriz, bazen istemek için isteriz. Bazen istediğimiz şeyi istesek de olur, istemesek de olur deriz ama isteriz; “İstemeyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara.” dercesine...

Bazen de dostlar alışverişte görsün diye isteriz. “Hiç istememekten iyidir.” deriz.

Bazen de bizi istemeyeceğini bile bile, bazen hayırla karşılaşacağımızı bile bile isteriz. Kıymetini bilemeyeceğimiz, kıymetimizi bilmeyecek şeyleri de isteriz. Bazen istediğimiz şeyi elde etsek de bir kullanım değeri olmayacağını bilerek de isteriz.

Bazen yaşamak isteriz, ölmekten çok; bazen de ölümü istersin, yaşamaktan daha çok.

Bazen bazılarımız pişmanlığı ister, “Pişman olacağım şeyler de olsa.” deriz. Ama çoğumuz pişmanlığa düşmemeyi isteriz; hatalardan korkarız.

Bazen uyumak isteriz, uyanmadan, kesintisiz; çirkin insanları görmek istemeyiz; ihanetleri, yalanları, utançları yaşamamak isteriz...

Bazen ise uyanık kalmak isteriz; kandırılmamak, dolandırılmamak, pusuya düşmemek, elimizdeki avucumuzdakileri kaptırmamak için.

Bazıları yaşayacak kadar zengin olmak ister, bazılarımız haddinden fazlasını...

Biliriz oysa: İyi insan zengin olamaz, çok paralı biri iyi olamaz.

Bazen cesaretten daha çok korkmak isteriz, bazılarımız da cesareti...

Korkan insan başarılı oluyor, cesurlar genellikle erken terk ediyor bizi, kendini, dünyayı.

Bazen filozofik sözleri, filozofuz gibi kulaklara küpe yaparız.

Bazen çok isteriz kazanmayı; kaybedenlere zerrece acımadan, yenilgiyi tadanlardan olmadan...

Bazen fazlasıyla insan ekmek isteriz; güzel insanlar çirkinlerin yerini alsın isteriz. Verimli topraklar ararız, verimsiz toprakları verimli hâle getiririz. Biliriz ki güzel insanlarla hayat güzel olur.

Zaman kazanmak isteriz bazen, zamanın önemini bilerek.

Ne zaman geleceğini bilmeden gelecek olanı beklemek isteriz bazen; biliriz, sonunda o da gelecek.

Bazen “Neden buradayız?”, bazen “Neden orada değiliz?” der, her yerde, her an olmak isteriz; imkânsız olduğunu bilerek, imkânsızı isteriz.

Yalnızca istemek...

Etrafımıza bakıp “Bugün son gün değil.” deriz. Daha günler olacak, sayısını bilmediğimiz günlere uyanacağız,

İsteyelim durup dururken, isteyelim ki elde edelim yaşamak için nedenleri.