Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğretmenin önlüğü konuşuluyor. Rengi, modeli, bedeni, dağıtımı…
Peki öğretmenin o önlükle gireceği sınıf hazır mı?
2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken asıl sormamız gereken soru belki de bu. Çünkü bir eğitim yılına hazırlanmak, öğretmene önlük dağıtmakla, okulun koridorlarını boyamakla ya da ilk zil için tören hazırlamakla tamamlanmıyor.
Öğretmenin önlüğü hazır olabilir. Peki ders kitabı hazır mı? Yardımcı materyaller zamanında ulaştı mı? Etkileşimli tahtalar çalışıyor mu? İnternet bağlantısı sınıfta gerçekten kullanılabiliyor mu? Yeni müfredatın gerektirdiği içerikler öğretmenin elinde mi? Öğretmen, kendisinden bu yıl neyin farklı beklendiğini yeterince biliyor mu?
İşte asıl hazır bulunuşluk dediğimiz şey burada başlar.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitimde ciddi bir değişim süreci yaşanıyor. Öğretmenden yalnızca konuyu anlatması değil; beceri temelli çalışmalar yapması, öğrencinin gelişimini farklı yönleriyle takip etmesi, yeni ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarını kullanması bekleniyor. İyi de bunların hepsi kâğıt üzerinde güzel.
Ama eğitim sınıfta yapılıyor.
Ve sınıfın gerçekleri çoğu okulda hazırlanan belgelerdeki kadar kusursuz değil.
Yeni bir program getiriyorsanız öğretmenin önüne yalnızca program metnini koymak yetmez. Materyalini de hazırlamak gerekir. Dijital içerik kullanılmasını bekliyorsanız interneti ve teknolojik altyapıyı hazır hâle getirmek gerekir. Öğretmenden yeni yöntemler uygulamasını istiyorsanız bunun eğitimini, örneğini ve uygulama ortamını önceden sunmak gerekir.Üstelik bütün bunların okul açıldıktan sonra değil, okul açılmadan önce tamamlanması gerekir.
Çünkü eylül ayı hazırlık ayı değil, uygulama ayıdır.
Öğretmenler seminer döneminde okula geldiklerinde “Kitaplar ne zaman gelecek?”, “Bu uygulama nasıl yapılacak?”, “Sistem ne zaman açılacak?”, “Eksikler ne zaman tamamlanacak?” diye birbirlerine soruyor. Bu soruların cevapları çoktan verilmiş olmalı.
Biz eğitimde “hazır bulunuşluk” kavramını çoğunlukla öğrenciler için kullanıyoruz. Öğrencinin yeni bir öğrenmeye başlamadan önce gerekli bilgi ve becerilere sahip olup olmadığını sorguluyoruz. Belki bu kez aynı soruyu eğitim sistemine sormamız gerekiyor:
Biz yeni eğitim öğretim yılına ne kadar hazırız?
“Okullar açılıyor, çünkü hazırlıklar tamamlandı.” olmalı.
Önlük tamam.
Ya sınıflar?