İnşaat Mühendisleri Odası (İMO)Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, iddia etti ya da ifade etti, uyardı veya açıkladı.

Bu bir iddia bile olsa yetkili makamlardan tek bir açıklama gelmez mi? Evet gelmedi. Kimse de sormuyor ‘’Ne oluyor?’’ diye.

Hıdır Çak, kentte basının çatı örgütü olan Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde yapıyor bu kritik açıklamayı: Adana’da olası bir depremde yaklaşık 45 bin konut yıkılma riski taşıyor.

Bu ne demek anlıyorsunuz değil mi?

Yani bu apartman ya da müstakil bir ev de olsa, her binada olası bir depremde Allah korusun sadece bir kişi can verse 45 bin ölüm demek.

Aslında anlatılan açık; 45 bin hazır mezar var şu anda, 45 bin tabutluk. Rakamların çetelesini mi tutmalı şimdi.

İmkanı olan niye otursun yıkılmaya yüz tutmuş binada…

En sevdiklerine ve kendisine mezar olacağını bile bile isteyerek oturur mu insan o yerlerde?

Hadi yokluk diyelim lanet olası yokluk.

Peki devlet nerede?

Eğer bir şehirde 45 bin bina olası depremde yıkılma riskiyle karşı karşıya ise bir yetkili tek kelime etmez mi?

Valilikten, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden tek satır açıklama gelmez mi?

Ya da bir yalanlama yapın açıklama yapmıyorsanız.

‘’İMO Başkanı yalan söylüyor’’ deyin.

İnşaat Mühendisleri Odası bir meslek örgütü değil sadece. Kamu yarını gözeten, depreme dayanıklı, sağlıklı, güvenli konut hakkını savunan bir yapı.

Bağlı oldukları TMMOB’la birlikte mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerini halkın yararı doğrultusunda geliştirmeyi, meslektaşlarının haklarını korumayı, bilimi ve teknolojiyi halkın hizmetine sunmayı misyon edinmiş bir oda. Emekten ve halktan yana olan bir yapı… Doğal kaynakları, tarihi ve kültürel değerlerin korunması için mücadele eden, demokrasiyi, toplumsal barışı savunan bir meslek örgütü Başkanı eğer risk yoksa neden böyle bir açıklama gereği duyar?

Bazı açıklamaları öyle bir şey yokmuş gibi görmezden gelmek, yarın olası bir depremde göz göre göre cinayete teşebbüstür.

İnsanların barınma hakkı, tabutluklarda ölümü beklemek ya da ölüme terk edilmek değildir.

İMO Başkanı yalan söylemiyor. Eğer 45 bin değil de 10 bin riskli bina olsaydı bile bir açıklama yapmayacaklardı belki de.

Oysa açıklama bekleniyor. Sadece açıklama yetmez. 45 bin riskli bina ne olacak? Bir önlem alınacak mı? Riskli binalarda yaşayan on binlerce yüzbinlerce can için yapılabilecek bir şey var mı?

Yurt dışında tedavi edilmesi gerekiyordu ama pasaport işlemleri çok uzamıştı. Belki de daha uzun yaşayacaktı. Aslında yurtdışına çıkışına izin verilmediği için yaşamını yitirmişti.

1985’te göçüp gitti bu dünyadan Ruhi Su. Ne alaka diyebilirsiniz 45 bin riskli yapıyla…

Ruhi Su ne demişti;

Ama benim memleketimde bugün insan kanı sudan ucuz.