Ekonomi yönetiminin aldığı önlemler yetersiz kaldığında, bunun etkisi hayatın her alanında hissedilir. İnsanların karşılaştığı sorunların başında artık yalnızca geçim sıkıntısı değil, barınma, eğitim ve gelecek kaygısı da geliyor.

Ekonomik sorunların temelinde; üretim ve geleceğe yönelik yatırımlar yerine, toplumun ve özellikle devletin kaynaklarını hesapsız kullanması yatıyor. Piyasa ekonomisinde denge çok önemlidir. Talep fazla ve kontrolsüz büyürse enflasyon, talep aşırı kısılırsa durgunluk ortaya çıkar. Bu dengeyi sağlamak ekonomi yönetiminin en önemli görevlerinden biridir.

BARINMA SORUNU

Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Uzun bekleyişin ardından binlerce genç hayallerindeki üniversiteye kavuştu. Fakat şimdi yeni bir soru var.Gençler

nerede barınacak?

Gençler daha şehri, üniversiteyi ve yeni yaşamlarını tanımadan önce barınma sorunuyla karşılaşıyor. Özellikle İstanbul, Ankara, Adana ve İzmir gibi büyük şehirlerde özel yurt ücretlerinin 25-75 bin TL arasında değişmesi, sorunun boyutunu açıkça gösteriyor.

Barınma ile başlayan sorun, öğrencinin yemeğine, ulaşımına, giyimine ve eğitim masraflarına kadar uzanıyor. Ailelerin yükü her geçen gün ağırlaşıyor.

Bir başka önemli soru ise şu.

Dört yıl sonra nasıl bir iş hayatı olacak?

Yapay zekânın hayatımızda giderek daha fazla yer aldığı bir dünyada, bugün üniversiteye başlayan gençlerin mezun olduklarında nasıl bir çalışma ortamıyla, iş ile karşılaşacağını şimdiden düşünmek zorundayız.

EKONOMİDE DENGE ŞART

Altının onsu 4.000 doların üzerine çıktı. Piyasalarda 4.000 dolar seviyesinin altı bazı yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilirken, bazı banka ve finans kuruluşları 2027 yılında ons altının 5.000 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.

Ancak yüksek bütçe açığı, yüksek enflasyon ve ekonomik belirsizlikler devam ederken yalnızca varlık fiyatlarına bakarak geleceği değerlendirmek doğru değildir.

İnşaat sektöründe de durgunluk sürüyor. Konut satışlarının nüfus artışının gerisinde kalması, özellikle büyük şehirlerde konut ve barınma sorununu daha da önemli hale getiriyor.

Ekonomide kalıcı çözüm; tüketimi kısmaktan çok üretimi planlı şekilde artırmak, tasarrufu teşvik etmek ve geleceğe yatırım yapmaktan geçiyor.

Her gün yeni bir şey öğrenmek, özellikle başkalarının deneyimlerinden yararlanmak önemlidir. Çünkü başkalarının tecrübelerinden öğrenmek, hayatın en ucuz ve en değerli eğitimidir.

Yeni nesillere bırakabileceğimiz en büyük miras, yalnızca para değil, üreten, tasarruf eden ve geleceğe güvenle bakan bir ekonomi olacaktır.