Kimi tehdit edilir, karşı mahalleye geçer. Kimi, partisinden istifa eder. Hatta bir kentin, bir ilçenin kaderi bile belirlenir bazı istifalarla.
Ahlaksızlık, hukuksuzluk, tehdit, şantaj, çökme derken bir kavram kargaşası içinde bıçak kemiğe dayanmakla kalmaz, deler de geçer.
Artık kimine göre sağ-sol bitmiştir. Parti ya da dava çıkarların örtüşmesidir.
Barıştan yana olmak, insan haklarını, demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri, laikliği savunmak…
Doğayı, ağaçları, ormanları, denizi, kıyıları, sahilleri bedava bir kaynak ya da kendi çöplüğü gibi gören, karşı çıkanlar tarafı neresi örneğin?
Yaşamı savunanların durduğu yer nere? Irmakları, dereleri, ağaçları, kuşları, tohumu, toprağı savunan, tüm bunları yok etmek isteyenlerin durduğu yer var ya hani…
Birisi ne kadar lanet olasılık varsa orada, ötekisi ise yaşamda… Emeği en yüce değer gören, dil, din, ırk, mezhep ayrımı bilmeyenler ile ötekileştiren, ayrıştıran bir anlayışın devam ettiği yerde sağ-sol bitmez.
Birileri yoksulluğu över, lüks içinde yaşarken. Onlara göre yoksul ölürsek komşu olacakmışız Hz. Peygamber'e.
Kimileri de insan onuruna yakışır bir yaşamı savunur inadına.
Gerici bir vakıfta dünyanın en ahlaksız, en iğrenç, en kabul edilmez çocuk tacizi yaşandığında bunu savunacak kadar vicdanları kararmışların olduğu yerde o çocukları savunmak bir insanlık görevidir.
Herkesin siyasi görüşü ve değerlerine elbette saygımız vardır ama hukuksuzluğa, siyasi, ırkçı, mezhepçi ya da dini bezirganlığa saygı duyulmaz.
CHP’li ya da YENİ Parti’ye geçen belediyeler de operasyonlar, tutuklamalar, istifalar yaşanıyor.
CHP ile YENİ Parti’yi kıyaslamak ya da aynı gözle bakmak safdilliğin alasıdır. Bir yanda yaşanmış örnekleriyle bir butlan ahlaksızlığı, diğer yanda hukuksuzluğa karşı mücadele…
Birçok belediye el değiştirdi. Adana’da ise bir Yüreğir tartışması almış başını gidiyor. İhanetçi arıyorlar. Başkanvekilliği mahkeme kararıyla AKP’ye geçti.
Hukuki başvurulardan, itirazlardan söz ediyorlar ama geçmiş olsun. Herkes biliyor ki kapandı o sayfa. Medet umduğunuz iktidar ne kalan başkanları göreve döndürdü ne de belediyelerin elinizde kalmasına imkân verdi. Sıfır fire verseniz böyle mi olurdu.
Oysa olması gereken en başta liyakat sahibi olanların meclis üyesi listelerinde yer almasıydı. CHP’den seçilip rakibi destekleyen biri var ki daha istifa etmeden geçip Cumhur İttifakı grubunda oturdu. Yüzü bile kızarmadı, bırakın utanmayı. Çok aradınız bu kadar düşük profilli, siyasi ahlaktan yoksun isimleri.
Allah’tan YENİ Parti önseçim sözü verdi. Bu iyi haber aslında. Bazı hataların bundan sonraki süreçte tekrarlanması çok zor. Üyeler seçecek örgüt başkanlarını ve tüm kadroları.
İşte o zaman içinizdeki döneklerin, satılmaya meyil verenlerin yakasına yapışılabilir ancak. Önseçimde oyunuzla seçtiğinizden hesap sorabilirsiniz ama parayla listeye girip seçimde size karşı oy kullanıp rakip partinin grubunda oturup sırıtanlardan hesap sorulmuyor işte.
Her şeye rağmen yeni olandadır umut. İşte bunun için yarınlarda her şey çok güzel olacak ve Zülfü Livaneli’nin Ada şarkısındaki gibi; Dünyayı güzellik kurtaracak…