Emek en yüce değerdir, kim ne derse desin. Oysa bizim ülkemizde ucuzdur, bir sömürüdür. Hak arandığı zaman emeğin karşılığı için polis barikatlarıyla, jandarmayla, özel güvenlikle çıkarlar karşınıza. Hak arama suç olur mu? Oluyor işte!

Hak arayan işçiyle, ağacına, tohumuna, toprağına, suyuna sahip çıkmak isteyeni devletin polisi ve jandarmasıyla karşı karşıya getiren bir düzen çöküşe mahkûmdur.

Bırakın örgütlü olanları, örgütsüz olarak çalışanları ekmeğiyle tehdit ediyor, her çalışanı çağdaş bir köle hâline dönüştürüyorlar.

100’e yakın işçi Çukurova Uluslararası Havalimanı’nda işten atıldı. Belki işveren için kirli bir gömleği çıkarıp atmak kadar kolaydı bu.

Bu durum TBMM gündemine taşındı ama hâlâ yapılan bir şey yok. Bu kıyımla birlikte orada çalışanların iş yükü arttı.

İşletmeci firma Kozuva Holding (KZV Havalimanları) bünyesinde temizlik, güvenlik ve yer hizmetleri birimlerinden yaklaşık 100 personelin çıkarılmasıyla başlayan süreç, 50 kişinin daha işten çıkarılmasıyla devam etti. Ve iddialara göre tazminatlar da ödenmedi.

İktidar partisi buna ağzını açmıyor, muhalefet gereğini yapmıyor. Allah aşkına, bu yangın yerinde, bunca yoksulluğun, her şeyin ateş pahası olduğu bir dönemde 150 insanın ekmeğinden edilmesi bu kadar mı normal olmalı?

Temizlik hizmetleri ve diğer birimlerde holdingin maaşları geciktirdiği yönünde de sıkça şikâyetler alıyoruz.

Şimdi orada TGS’den temizlik ve güvenliğe kadar birçok birimde alın teri dökerek namusuyla çalışan emekçiler, insafsız, vicdanları körelmiş bir avuç yöneticinin insafına terk edilmiş olarak güvencesiz olarak çalışıyorlar.

Kaderleri bir tutanak ya da yöneticinin iki dudağı arasında onların.

Susmak onaylamaktır. Susmayın, burada yaşanan işçi kıyımına, sömürüye, zulme ortak olmayın.

Oradaki yöneticilerin boynunda ağır vebal var.

İnsanın ekmeğiyle oynamayı başarı kıstası gibi görmek ise utancın büyüğüdür.

Siz kötülükle bir yere varamazsınız.

Devletin ilgili birimleri, özellikle Adana ve Mersin milletvekilleri, il başkanları, iktidar ve muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri; orada bir şeyler yaşanıyor ve hepiniz bunu biliyorsunuz.

Zulmün karşısında susan dilsiz şeytan madem, o zaman lütfen susmayın!