Yaz mevsimi hepimiz için güneşin, tatilin ve uzun günlerin habercisi. Ancak aynı sıcak günler, sokakta yaşam mücadelesi veren can dostlarımız için hayatta kalma savaşı anlamına geliyor.

Bu yaz küçük bir farkındalık oluşturmak istiyorum. Okurlarımın bu çağrıya duyarsız kalmadığını görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor.

Bir kişinin bile attığı küçük bir adımın, başka hayatlara umut olabileceğine yürekten inanıyorum.

Sizlerden tek bir ricam var: Evinizin kapısının önüne, apartman girişine, balkonunuzun uygun bir köşesine ya da iş yerinizin önüne bir kap temiz su bırakın.

Belki size yalnızca birkaç saniyenizi alacak bu davranış, sıcaktan bunalmış bir kedi, susuzluktan güçsüz düşmüş bir köpek ya da bir kuş için yaşam ile ölüm arasındaki fark olabilir.

Susuzluk, insanlar kadar tüm canlılar için de en temel ve en acımasız ihtiyaçlardan biridir. Özellikle kavurucu yaz aylarında suya ulaşamayan birçok canlının sessizce hayatını kaybettiğini unutmamalıyız.

Merhamet, büyük fedakârlıklar yapmak değildir; bazen küçücük bir su kabını doldurmaktır.

Bir kap su, yalnızca bir kabın içindeki birkaç litre sudan ibaret değildir. O kap, vicdanı, paylaşmayı, doğaya ve yaşamın her türüne duyulan saygıyı temsil eder.

Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli miraslardan biri de tüm canlılara karşı sevgi ve sorumluluk duygusudur. Onlar bizi örnek alacak, bizim attığımız küçük adımları yarının alışkanlıklarına dönüştürecektir.

Bu yaz gelin hep birlikte küçük ama anlamı çok büyük bir iyilik hareketi başlatalım. Kapımızın önündeki bir kap su, belki de hiç tanımadığımız bir canlının yeniden nefes almasını sağlayacak.

Emin olun, o suyu içen bir canlının sessiz teşekkürü, günün en güzel mutluluğu olacaktır. Unutmayalım; dünya yalnızca bize ait değil.

Bu sıcak günlerde bir kap su bırakmak, paylaşabileceğimiz en kolay ama en değerli iyiliklerden biridir.

Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere...