Bir kez olsun yokluğu konuşmuyorlar. Konuşmuyorlar işte işsizliği, yoksulluğu, uyuşturucuya, kumara, fuhşa sürüklenen gençliği, iş bulma umudunu kaybedip iş aramaktan vazgeçenleri, her gün kapı kapı gezip iş arayan emekliyi, çöpten beslenenleri, pazar yerlerinden çürük sebze meyve toplayanları…

Saçma sapan iddialarla, yok gizli tanık, yok itirafçı söylemleriyle içeride çürütülenleri, yozlaşmayı, kirlenmişliği, alıp başını giden çeteleşmeyi… Dünlerde çalınan yarınları, genç ölümleri, eğitimden milyonlarca genç ve çocuğun kopuşunu, Avrupa’da zirve yapıp dünyada üçüncü olduğumuz iş cinayetlerini, çiftçiyi, işçiyi, ezilenleri…

Peki ne farkınız kaldı iktidar ve ortaklarından? Şimdinin CHP’sinde bir arınmadır almış başını gidiyor. Yedi TİP’li gencin katiliyle poz verip genel merkezde bozkurt işareti yapanlarla mı, mafya artıklarıyla mı, skandal ses kaydı sosyal medyada viral olanlarla mı arınacaklar acaba?

Mutlak butlan sonrasında yeni göreve gelenler, siyasi anlamda birer ölü doğumdur. Şimdi o koltuklarda oturuyor olabilirler. Yarın olası iki ya da üç puanla bir seçim kaybedildiğinde sorumlusu Özgür Özel ve ekibi olmayacak oysa. Sorumlu butlancılar olacak.

Asla başarı şansları yok. Sokağa bile çıkamıyorlar. Ne parti içinde ne halkta hiçbir karşılıkları yok. Siyasi ölüler mezarlığında hazır oysa yerleri. Kime nasıl çok kullanışlı yanaşma olursanız olun, her gün yandaş, havuz medyasına çıkın, binalarda kapalı kalın, korumalarla gezin, gece gündüz bağırın, çağırın; boşa bu inadınız.

Meğer yıllardır bir avuç işbirlikçi çalıyormuş yarınlarımızı. Ne çok inanmışız yalanlara… Ama olmayacak, tutmayacak projeniz.

Onurlu bir duruşu olanlar, halkını karşılıksız sevenler, başkalarının yarınları için mahpusu da ölümü de göze alanlar, itiraz edenler, demokrasi zemininde karşı duranların örgütlü mücadelesi kazanacak.

Her şeye rağmen sevgi kazanacak, barış kazanacak, iyilik kazanacak. Yalan değil, gerçek kazanacak. Tıpkı Nâzım Usta’nın beş satırla şiirindeki gibi:

Annelerin ninnilerinden

spikerin okuduğu habere kadar,

yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,

anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,

anlamak gideni ve gelmekte olanı.