Yıllar önce çorak arazileri lavanta bahçelerine dönüştüren kadınlar, şimdi de ORKÖY ve genç çiftçi projeleri kapsamında kurdukları seralarda üretim yaparak bölge ekonomisine katkı sağlıyor.
Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı'nın (ORKÖY) sağladığı desteklerden yararlanan beş kadın girişimci, yüzde 50 hibe desteğiyle ilçedeki ilk seraları kurdu. Kış döneminde marul, yaz aylarında ise domates üretimi yapan kadınlar, lavanta bahçelerinde ağırladıkları ziyaretçilerin yanı sıra sera üretimiyle de artan talepleri karşılamaya çalışıyor.
Paşalı Mahallesi'nde yaşayan kadın girişimci Hilal Köz, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ormancılık desteklerinden biri olan ORKÖY Projesi kapsamında aldığı destekle ilçedeki ilk sera kurulumunu gerçekleştirdi. Köz, seracılık serüveninin bir hayalle başladığını belirterek şunları söyledi:
'Bir arkadaşımın başka bir yerde yaptığı seraya özenerek bakmıştım. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ORKÖY Projesi çerçevesinde seracılık desteğine başvurarak İşletme Müdürümüz Mustafa Çelen'in destekleri ile seramızı kurduk' dedi.
Köyden beş kişinin projeye dahil olduğunu anlatan Köz, 'Dört arkadaşımızla birlikte seramızı kurduk. Yüzde 50 hibe desteği aldık. 400 bin lira destekle seramız kuruldu. Damla sulama sistemlerimizi yaptık, fidelerimizi aldık ve üretime başladık' diye konuştu.
Çorak araziler üretim merkezine dönüştü
Bölgenin su kaynakları açısından kısıtlı olduğunu ifade eden Köz, seracılığın kendileri için önemli bir alternatif oluşturduğunu belirterek, 'Bizim köyümüz su konusunda çok zengin değil. Tarıma çok uygun bir alan değildi. Seracılıkta daha az su kullanıldığı için bu alana yöneldik. Devlet desteği sayesinde üretime başlayabildik' dedi.
500 metrekarelik serasında ilk olarak marul yetiştirdiğini anlatan Köz, 'Geçen yıl eylül-ekim aylarında 1600 adet marul ektim. Kış döneminde onları satarak seracılığa başladım. Kazandığım parayla domates fidesi aldım. Böylece sera kendi içerisinde kendini geliştirmeye başladım. Bir seradan üretime bağlı olarak 500-600 bin lira civarında gelir elde etmek mümkün' diye konuştu.
Üretmenin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu dile getiren Köz, 'Uzak bir yere gittiğim zaman ilk özlediğim yer seram oluyor. Gelip ürünlerime bakıyorum. Üretmek çok heyecan verici. Kendimi çiftçilikte bulduğumu düşünüyorum' ifadelerini kullandı.
Bin rakımdan Çukurova'ya marul gönderildi
Seracılığın kısa sürede önemli bir üretim alanına dönüştüğünü belirten Köz, 'Şu anda köyümüzde 5 sera var. Herkes üretiyor siparişlere yetişemiyoruz. Geçen yıl marullarımızı 35-50 lira arasında sattık. Çukurova'daki seraları su basınca bizim kırsaldaki üretimimiz değer kazandı. Bin rakımdan Çukurova'ya marul gönderdik' dedi.
Paşalı Mahallesi sakini Ayşe Başer ise yıllar önce başlatılan çalışmaların bugün önemli bir başarı hikâyesine dönüştüğünü belirterek, 'Doğma büyüme Paşalı köyündenim. Önceden kimse bize inanmıyordu. Şimdi hepimiz köyümüzde ekmek yiyoruz, üretiyoruz. Çorak topraklarımız üretime kazandırıldı' dedi.




