10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü geçti.

Yerel yönetimlerin sosyal medya hesapları doldu taştı.

Hazır metinler, kopyala-yapıştır mesajlar, süslü cümleler…

Ama sahaya baktığımızda manzara hiç de bu paylaşımlardaki gibi değil.

Soralım açıkça:

Gazeteciler gerçekten yerel yönetimlerin yanında mı?

Yoksa sadece “işiniz düştüğünde” mi hatırlanıyor?

Yerel basın emekçisi;

Belediyelerin kapısında saatlerce bekliyor,

Bilgi almak için defalarca arıyor,

Basın toplantılarına çağrılmıyor,

Eleştiri yaptığında “istenmeyen kişi” ilan ediliyor.

Ama 10 Ocak gelince?

Bir anda herkes basın dostu oluyor.

Gerçek şu ki;

Yerel yönetimlerin büyük bir bölümü basını demokrasinin parçası olarak değil,

kontrol edilmesi gereken bir alan olarak görüyor.

Reklam ilanlarıyla terbiye etmeye çalışıyor,

Eleştiren gazeteyi dışlıyor,

Soran muhabiri yok sayıyor,

Yandaş olmayan basını cezalandırıyor.

Peki sonra ne oluyor?

Bir gazeteci hastalanıyor, kimse yok.

Bir basın emekçisi ekonomik kriz yüzünden kepenk kapatıyor, kimse duymuyor.

Bir gazeteci vefat ediyor, cenazesinde protokolden kimse görünmüyor.

Ama sosyal medyada hâlâ “Basın demokrasinin temel taşıdır” mesajları…

Kusura bakmayın ama bu samimiyetsizliktir.

Basın, sadece belediye bültenlerini yayınlayan bir araç değildir.

Basın, sadece açılışlarda fotoğraf çekmek için çağrılan bir figüran değildir.

Yerel basın;

Bu kentin hafızasıdır,

Bu kentin vicdanıdır,

Bu kentin denetim mekanizmasıdır.

Ve bu mekanizma susturulursa,

Şehir de körleşir, sağırlaşır.

2026’ya girerken yerel yönetimlere çağrımız nettir:

Artık gazetecileri;

* Görmezden gelmeyin

* Ötekileştirmeyin

* Cezalandırmayın

* Sadece işiniz düştüğünde hatırlamayın

Basın toplantılarını seçerek değil, herkese açık yapın.

Resmî ilanları sopaya dönüştürmeyin.

Eleştiriden korkmayın.

Gazetecinin zor gününde de yanında olun.

10 Ocak’ta mesaj atmak kolay.

Ama gerçek sınav, 11 Ocak’ta başlar.

Basın emekçileri artık alkış değil,

samimiyet, eşitlik ve icraat bekliyor.

Yerel yönetimler de şunu bilsin:

Basın susturularak değil,

Basınla birlikte güçlenerek yönetilir.