Bu mesele Türk Edebiyatının en önemli sorunudur. Bana göre insanlık hâli, yanılmış olabilirim, amacım çağımızı analiz edebilmek, kavrayabilmektir.
Bildiğiniz gibi, konuşuyorken kavramlar ve deyimlediği anlamlar üstüne anlaşmak , anlaşabilmek doğru bir yaklaşımdır kanaatimce. Bu kavramlar, batılılaşmak kavramına entegre olmaktır.
Türk milleti için, epeydir batılılaşmak diye bir problemimiz var.
Bu yalnızca sanatla ilgili bir problem değil, Türk milleti olarak, batılı olmaya can atıyoruz, çabalıyoruz.
Tanzimat'tan beri bu yolda çok çabalıyoruz. Batılı olacaktık, ama nasıl?
Batılı olmak, batılı bir devlete benzemek demek değildir.
Batıda bir değil, birçok devletler ve milletler vardır.
Ancak hepsinde ortaklaşa bir gelişim çizgisinin varlığı, gözden kaçacak gibi değildir.
Demek ki, batılı olmaya özenmemiz birer deyimdir.
Onlar gibi giyinirsek, konuşursak, onlar gibi yazarsak, onlar gibi tatil yaparsak batılı olacağımızı zannederdik.
Hâlbuki bu bizi öykünmeciliğe ve taklitçiliğe götürüyor, geniş halk kitleleri bu oldu bittiyi kabullenmeye soğuk bakıyor.
Bunun yanında köklerimizden kopmamız tehlikesini ortaya çıkarıyor.
Sonuç olarak diyebiliriz ki batılılaşmayı ATATÜRK'ümüzün benimsediği batılılaşmayı iyi analiz etmeliyiz.