Düşüncelerime söz geçirmem zaman zaman mümkün olmuştur fakat 'düşlerime' söz geçirmem, asla mümkün olmadı.
Her rüya, onu görenden başkasına rivayet gibi anlatılır, anlaşılır.
Görülmemiş rüyalar için telaş etmemek gerekiyor.
Vakti saati geldiğinde görülecektir elbette.
Düşlerimizi anlatırken telaşa kapılırız, nedensiz...
Cümleler zihnimizden geçip giden zamansızlık treninde yer bulma telaşıyla uzaklara kaçmaya çalışır. Bilmediği labirent benzeri 'sokaklarda ' yitip' giderler.
Düşler, düşünceler ve şiirler aynı iklimin ve dahi toprakların çocukları gibidir, kanaatimce... Bir sabah vakti avucumda masmavi bir 'düş yıldızı' avucumda uyanınca ne yapmalıyım?
Bir gece vakti düşler sokağından geçerken, Aşk düştü peşime benim; hiç kimseden yardım istemiyorum, kurtarmayın beni diye bağırabilecek miyim?
Onu da bilemem...