Bölgemizde süren savaşın uzaması, Türkiye ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Döviz rezervlerinin erimesi, kur üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırırken, bu durum doğrudan enflasyona, oradan da vatandaşın sofrasına zam olarak yansıyacak.

Petrol fiyatlarının yüksek seyri, altının dalgalı hareketi ve borsanın temkinli duruşu, dövizde yükselişi adeta kaçınılmaz kılıyor. Ekonomide büyüme yavaşlarken, enflasyon beklentileri yukarı yönlü güncelleniyor. Ons bazında altın düşse bile, kurdaki artış nedeniyle Türk Lirası karşısında değerini koruyor.

Cari açık, gübre fiyatlarını, gübre ise doğrudan tarımsal üretimi etkiliyor. Bu zincirleme etki, gıda fiyatları üzerinden vatandaşa ulaşıyor. Taşımacılık ve turizm sektörleri de bu dalgalanmadan payını alıyor.Turizm bu yıl sancılı bir sezon yaşayabilir.

Dövizdeki sert yükselişi frenlemek için faiz artışı ihtimali de kapıda. Ekonomide tercih net: ya kur yükselecek ya faiz. Ancak en gerçekçi yol, her ikisinin de kontrollü şekilde dengelenmesi gibi görünüyor.

KONUTTA DURGUNLUK

2023 yılında zirve yapan konut sektörü, bugün sert bir yavaşlama sürecinde. Fiyatların ve kredi faizlerinin aşırı yükselmesi, yeni konut satışlarını ciddi biçimde düşürdü.

Kiracılar da zor durumda. Kira artışlarının %35-40 bandına çıkması ve taşınma maliyetlerinin artması nedeniyle vatandaş, ev değiştirmek yerine mevcut yüksek kirayı kabul etmek zorunda kalıyor. Bu yüzden yeni kiralık daireler boş kalıyor.

7 yıldır gayrimenkul sektöründe olan Sadullah Nitelik durumu şöyle özetliyor:

“Bu yılki kadar daralan bir piyasa görmedim. Daire stokları arttı, alıcı yok. Çok kaliteli ve donanımlı daireler boş, yeni sahiplerini bekliyor. Gelirler enflasyon karşısında eridi. Daireler küçüldü ama fiyatlar hâlâ yüksek.Bu nedenle satışlar daraldı. Özellikle yazlık kesim Mezitli, Erdemli ve Silifke’de 1+1 dairelerde ciddi bir balon oluştu. Çözüm, uzun vadeli düşük faizli kredi. Ama şimdilik herkes beklemede.”

EMEKLİ AYAKTA

Bayram ikramiyesinde artış bekleyen emekliler, geçen yılki 4 bin liralık rakamla karşılaşınca hayal kırıklığı yaşadı.Bir kısmı zam bekliyor.

Kimi emekli “Artık telefonla konuşmayacağım” diyor, kimi “Karanlıkta otururum” diyerek tasarrufa yöneliyor. Kimisi ise kent lokantasında bir menüyü eşiyle bölüşmeyi planlıyor. Koyu tenli ikiz dili

bir emeklinin sözleri ise durumu özetliyor:

“Su faturası artmasın diye sifonu bile düşünerek çekiyoruz.”

Gülerek anlatılan bu sözlerin arkasında, derin bir geçim sıkıntısı biraz da espri yatıyor

Tüm okuyucularıma iyi bayramlar diliyorum.