Türkiye’de insanları en çok yoran şey, finansal ve ekonomik tablonun yarattığı derin eşitsizliktir. Dönemin en büyük problemi ise, enflasyonla mücadelenin faturasının doğrudan vatandaşın sırtına yüklenmesidir.
MUHALEFETE
İktidarın; emekliye, dar gelirliye, asgari ücretliye, küçük esnafa, üretici köylüye ve küçük sanayiciye bu yükü fatura etmesi kabul edilemez. Tarih boyunca faşist düşünce, popülizmi bir araç olarak kullanmıştır.
Bugün 65 yaş üzeri yurttaşlar için “bakım sigortası sistemi” çalışmaları açıklandı. Belirli bir katkı payı karşılığında; demans, Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklarda evde bakım hizmeti verileceği söyleniyor.Belediyelerin bir kısmı bunu kör topal yapmaya çalışıyordu. Ancak bu tür politikalar, çoğu zaman sorunun kaynağını çözmek yerine, yurttaşı küçük jestlerle kontrol altında tutma yöntemine dönüştürmektedir.Elktrik paranızın, doğal gazınızın bir kısmını biz ödedik, vb. Veya seçim arifesinde halka yardım paketi dağıtmak. Ramazanda gıda yardımı dağıtmak..
Ne yazık ki muhalefet de geçmişte aynı hataya defalarca düşmüştür. “Güçlüyüm, üstünüm” algısıyla yapılan sosyal yardımlar; gerçek refahı değil, bağımlılığı büyütür.
Bunlar gerçekte halkın cebinden çıkan vergiler ile oluşan bütçeden karşılandığını düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız..
Buradan emekli kardeşime, asgari ücretliye, geçim sıkıntısı çeken, morali bozuk yurttaşa sesleniyorum
"Düşünmeyi bırakma."
ALTIN GERİ ÇEKİLDİ
Kıymetli madenler son bir ayda hızlı bir yükseliş yaşadı. Elbette her yükselişin bir dinlenme süreci olur. Finans literatüründe buna kâr satışları denir. Uzun zamandır görülmeyen sert düşüş, moralleri bozdu.
Ancak bu hareketler trend bitişi değil, büyük olasılıkla bir soluklanma işaretidir. Panik yapmak yerine sakin kalmak gerekir. Nakite dönüp bir süre dinlenmek, yeniden alım için toparlanmayı beklemek sağlıklı bir yaklaşımdır.
Bu durum yalnızca altın ve gümüş için değil, kripto yatırımcıları için de geçerlidir. Yatırımcının morali bozuk olabilir; fakat şu an en güçlü pozisyon nakittir. Yön netleştiğinde, parça parça alım yeniden yapılabilir.
Görünen o ki kısa vadede hızlı yükselişlerin yerini, daha sağlam ve daha yavaş adımlar alacaktır.
Ülkemizin etrafında süren paylaşım savaşı çığlıkları, akaryakıta gelen zamlar halkı olumsuz etkilemektedir. Buna karşın bankaların bazı adımlar atması ve devletin ikinci el konutlara da ilk konut gibi kredi verileceğini açıklaması, olumlu bir gelişmedir.