Artık gerçekten sormak gerekiyor:
Hangi çağda yaşıyoruz?

Seyhan Belediyesi, doğrudan temin dosyalarını EKAP’a yüklüyor ama ne hikmetse teklif verme kısmı kapalı. Firmalara denilen şey şu:
“Mail atın.”

Bu ne ciddiyetsizliktir?
Bu ne vurdumduymazlıktır?
Bu ne rahatlıktır?

EKAP ne için var? Süs olsun diye mi? Yoksa “işin özü mailde, sistem sadece vitrin” anlayışı mı hâkim?

Bir kamu kurumunda, hem de 2025 yılında, firmalardan e-posta yoluyla teklif isteniyorsa burada çok ciddi bir yönetim zaafı vardır. Çünkü bu yöntem, ister istemez şu soruları doğurur:
• Gönderilen teklifler başkalarıyla paylaşılıyor mu?
• Kim, kime göre değerlendiriliyor?
• Şeffaflık gerçekten var mı, yoksa sadece tabelada mı duruyor?

Bunlar kimsenin art niyetli olduğu için sorduğu sorular değil. Bu soruları bizzat sistemin kendisi doğuruyor.

Buradan açıkça söyleyelim:
Sayın Destek Hizmetleri Müdürü Hakan Bey, bu işler “olsa da olur” denilecek işler değildir. Bu ihmaller size yazılmaz; Seyhan Belediyesi’ne, Belediye Başkanına ve Başkan Vekiline yazar. Siz koltuğunuzda kalırsınız belki ama kurum yıpranır, güven erir, itibar zedelenir.

Kimse belediyeyi yıpratmak istemiyor. Ama belediyeyi asıl yıpratan, bu laubalilik ve “nasıl olsa kimse ses çıkarmaz” anlayışıdır.

Artık kimse saf değil.
Kimse “mail at” masalını yemiyor.
Kimse şeffaflık kelimesini süs olarak duvara asmanızı da kabullenmiyor.

Eğer EKAP kullanılıyorsa, tam kullanılır.
Eğer kullanılmayacaksa, bunun hesabı kamuoyuna açıkça verilir.

Bu kadar basit.

Seyhan halkı çağdaş, adil, denetlenebilir bir belediyecilik istiyor. Kapalı kapılar ardında yürüyen süreçler değil. Kimsenin torpili, ayrıcalığı, arka kapısı olmamalı.

Artık yeter.

Bu ihmaller kişisel değil, kurumsal bir utançtır.
Ve bu utanç, sessiz kalan herkesin omuzundadır.