Korkularımı dağıtıyordu.
Hemen esip geçen yel gibi olmayacak hayatımız, bu ilk tanıṣma anımızdan belliydi.
Hiç kimse böyle sarılmamıștı bana.
Sevmeyi öğrendiğimizde bașladı kendimizi estetize etme giriṣimi.
Hayalleri olanların eylemi olduğunu okumuṣtuk bir romanda.
Esas hayat, çözemediklerimizin varlığıyla anlamlanıyor.
Umudum da vardı hevesimde.
Gülüyorsak kazanıyoruzdu.
Kelimeleri gereksiz yüklerden kurtarıyordu.
Nerede sanatın kokusunu alsa orada bitiyordu.
Sanatımsa evrimden hemen sonraki devrimdi.
Yazdım, birikti, biriktikçe yazdım.
Aklına girdiğimde kitapların kokusu kucaklıyordu.
Bilime merak sardıkça kutsallarım değersizleṣiyordu.
Acılarını aydınlığa çıkardı, bir de benim yenilgilerimi.
Her yașayan yenilmeye mahkumdu, kötülerin ömrünü kısaltmak ise iyilerin elinde.
Suçluluk duygusunun hiç iṣe yaramadığını ilk suçluluk duygusunda anladım.
Kimse benim için ölmemeli, ben kimse için ölmeyeceğim, herkes birbirini yaṣatmak için yașasın. Cümlemiz fark etti, sevgi onda ne güzel duruyor.
Anladı aṣık olacaklar: Aṣkta kötü insan olmaz, hele Dumanovasız hiç olmaz.
×××
Adı Dumanova'y dı.
Ova ile dumanın seviṣmesinden yaratılan.
Duman babasının adıydı, Ova ise annesinin.
Bilirsiniz bir varmıṣ bir yokmuṣla baṣlar her masal.
Ama aslına bakarsanız hep o vardı.
Ve her öykü bulmakla baṣlarken kaybetmekle bitmezdi, canlılarda ölürken doğarlar.
Tanrılar ne kadar haklıymıṣ meğerse, "Tanrı da ölecek" derken.
"Öldüm." "Doğdum."
Özel anımsatma:
Hani ne demiṣtik:
"Birbirimizin her ṣeyiyiz."
Biri bașlar biri biterse!