Emniyet’in Acı Günü!
Emniyet’in Acı Günü!
İçeriği Görüntüle

Ağır çalışma koşulları ve yoğun mesailerine rağmen ebeler, yeni bir hayatın dünyaya gözlerini açtığı ilk
ana; bir mucizeye tanıklık etmenin haklı gurur ve mutluluğunu yaşıyor. Doğumun gizli
kahramanları da olan ebeler, annelere verdikleri eğitim ve onlara gösterdikleri yolla da
geleceği şekillendiriyor.
Adana’da ebeler, ağır çalışma koşulları ve yoğun mesailerine rağmen, bir
mucizeye; yeni bir hayatın ilk başlangıcına tanıklık etmenin haklı gurur ve mutluluğunu
yaşarken, annelere verdikleri eğitimlerle de geleceği şekillendiriyor.
BİR CANA DOKUNUYORUZ
‘Ebeler Haftası’, Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da; 5 Ocak Devlet Hastanesi’nde de
çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. AKŞAM, ‘mucizenin tanıkları’ ile bir araya geldi; onların bir
günlük mesaisine eşlik etti; doğumun gizli tanıklarının anılarını dinledi. Meslekte 20. yılına
giren Tuğba Genç (40), “Ebelik hem çok zor, hem de hiçbir meslekte alınamayacak bir keyif
ve hazzı var. Doyumu yüksek. Çünkü bir cana dokunuyor, bir mucize tanık oluyoruz” dedi.
ÇOK ÖZEL BİR DUYGU BU
Genç, “Doğumhanede yaşamın ilk mucizesine tanıklık ettiğimiz o an, anne ve bebeğinin ilk
buluşması ve kucağınıza aldığınız bir canın ilk nefes alışverişleri; tüm bu anlar hiçbir
meslekte yaşayamayacağınız bir mutluluk. Her anı çok kıymetli. Yeni bir hayatta ilk nefesini
alan o cana dokunduğunuz ilk anı, anlatabilecek bir kelime yok. Hem bu işin içinde, hem de
biz bir anneyiz. Her seferinde aynı duyguyu yaşamak çok özel bir şey” yorumunu yaptı.
ZOR AMA ÇOK KIYMETLİ
17 yıldan bu yana ebelik yapan Neriman Özcan (37) ise, mesleğe ilk adımını bir köyde atmış.
Onun doğurduğu çocuklar, bugün hayata atılmaya hazırlanan genç bireyler. Özcan, “Annelik,
çok özel bir duygu ve gebelik süreci de çok özel. Bu süreçte onları anlayabilmek, yanlarında
olmak, bir doğuma yardımcı olmak zor olduğu kadar da kıymetli. Bugüne kadar birçok kadına
doğum yaptırdık, her ne kadar biz onları unutsak da onlar bizi unutmuyor. Yüzümüzdeki her
bir ifade; ağzımızdan çok her bir söz onlarda kalıcı oluyor” ifadesini kullandı.
PAHA BİÇİLEMEZ BİR AN
Özcan, “Biz, ebeler olarak her şeyden önemlisi bir mucize tanıklık ediyoruz. Bir canın içinde
bir başka can doğması, onun büyümesi hepsi çok özel ama bir o kadar da stresli ve yorucu.
Annelerin o an yaşadıkları korkuya tanıklık edip, kontrol edilemeyen ve ani gelişen sorunlarla
da uğraşıyor; çözüm üretmeye çalışıyorsunuz. Böylesi durumlar bizi çok zorluyor. Her şeye
rağmen, tanık olduğumuz o mucize, bir canın ilk nefesine tanık olmak paha biçilmez” dedi.
YIPRATICI VE ÖZEL BİR SÜREÇ
Henüz 3 yıllık ebe olan Gözde Zeyfeoğlu (29), “Doğum süreci zor zor ve stresli bir süreç.
Bazen çok yoğun çalıştığımız dönemler oluyor. O zaman çok yoruluyoruz. Üst üstte doğumlar
geliyor ve uykusuz kalıyoruz. Çok yıpratıcı bir süreç. Ancak tüm bu yoğunluk ve yorgunluğa
rağmen, bir canın, yeni bir hayata gözlerini açtığı; ilk nefesini aldığı o ana tanıklık etmek,
tarifi zor bir mutluluk. Bir anneyle evladının ilk kavuşması. Bunlar çok özel anılar” diye
konuştu.
8-9 SAAT DOĞUMHANEDEYİZ

Henüz 27 yaşında olmasına rağmen, meslekte 6 yılı geride bırakan Şule Nur Uzun, “Ebelik,
çok kutsal bir meslek. Bir mucizeye şahit oluyorsunuz. Bu çok duygulu ve maneviyatı da çok
yüksek bir an. Bu işin içinde olduğum için çok mutluyum. Her meslek gibi ebeliğin de zor
yanları var. Her doğum bir olmuyor. Bazı doğumlarda beklenmedik komplikasyonlar oluyor.
Bunlar bizde derin etkiler bırakıyor. Yoğun bir tempo içinde nöbetleşe çalışıyoruz. Bazen 8-9
saat doğumhanede kalıyoruz. Ancak o mucizeye tanıklık etmek her şeye değiyor. Yeni bir
hayat şahit oluyorsunuz. Bir annenin heyecanına; 9 ay beklediği bir ana. O yüzden çok
kıymetli bizim için” yorumunu yaptı

Kaynak: Haber Merkezi