Atalarımızın bir zamanlar söylediği ‘’ Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’’ lafı tarih mi oluyor dersiniz ? Keza vücutlar sağlam,yerinde de kafa derseniz sanki vücutlara ters orantılı bir biçimde küçülüyor mu yoksa? Dijitalleşmenin ve teknolojinin akıl almaz oyunları,vücutları,bedenleri oturttuğu yerde şişirdiği gibi,uyuşan kafaları da küçültmeye devam ediyor.Ve sonra bir kenara çekilip ‘Bu gençlik nereye gidiyor’ ,’ Ne olacak bu gençlerin hali’ yakınmaları başlıyor her köşe başında,gazetede,haberlerde daha sıklıkla hemen hemen her mekanda…
Kabahatin tek taraflı teknoloji ve dijitalleşmeye mal edilmesi elbette kabul edilemez.Çocuklarına işten güçten vakit ayıramayan,onlara gerekli ilgiyi gösteremeyen ve sır arkadaşlığı yapamayan yüzlerce hatta binlerce ebeveyn var etrafta.Hem de gitgide açılmakta olan kuşak farkını anlayamayacak cinsten.Yetiştirdiği çocuklarının kendine benzemesini isteyen anne-babaların varlığı o kadar çok ki…İtaatkar olsunlar,sözlerimizden hiç çıkmasınlar,asla bizim geçmişte yaptığımız hataları yapmasınlar,bizden daha iyi olsunlar hatta daha fazla kazansınlar,şöyle olsunlar,böyle olsunlar…Daha kanatları yeni çıkan,uçmaya hazırlanan kuşların kanadını kırıyoruz farkında değiliz.Peki ya biz benziyor muyuz babamıza,dedemize ya da yedi göbek atalarımıza? Onları taklit ediyor muyuz ?
Gençlerimiz geleceğimizdir,istikbalimizdir.Çocuklarımızı bedenen yetiştirmek,büyütmek elbette her ebeveynin sorumluluğunda fakat daha önemli olan bir şey var ; o da onlara fikir deryasının ve hayal ufuklarının kapısını ardına kadar açmak,başarı ve kabiliyetlerini sergileyebilmeleri için yollarına taş koymaktan ziyade vakit ayırıp onları dinlemek,alkışlamak…Yoksa eleştirmek,şikayet etmek çok kolay.
Sağlam bir bedenin sağlam bir kafa olmadan kütleden ibaret olduğunu unutmayalım.