Ben olmasam benim hikayelerim olmazdı. Çünkü hikayeci fark edendir; bu sebeple fark edilendir. Bilenler hatırlamasa bile, bilmesinde beni kaygılandıran bir şey yoktur diye hep anlatırım.
Yazdığım satırlar bazen bana öyle bir yabancı gelir ki ben dahi kendimden kuşkulanırım. Bu kadarı bile kalemime çok fazlayken kıyamet kopsa umrumda olmaz.
Mahşer de öyle bir ölüm bekliyor ki herhalde orada bir daha ölmeyeceğimi ümit ediyorum. Kendisini her nasılsa yazma mücadelesinin tam ortasında bulup kendi kendine hayret eden biriyim esasında... Hissederim, söylenecek sözüm tükendiğinde, gün olur alır başımı giderim; yelkovan kuşlarının peşi sıra...
Yazdıkça mevsim değişir; Akdeniz olur: Gülümserim...
Haaa! birde hikayelerin son bölümünü yazmayı severim... Ancak, başını yazmayı unuturum hep, şaşar kalırım. Her nedense. Yazdığım yazıları hep uydurmuşumdur. Kimse bilmez/ bilmez kimse...
Ben , anlattıklarımın tarafındayım, Vesselam...