Dil dediğimiz Tanrısal mucizeyi nasıl anlatmalıyım, bilemiyorum.
İnsan aklının bütün ışıltıları, insanın iç dünyasının tüm hissiyatı, yüreğinin dalgalanışları tümüyle orada. Kara yerle mavi gök arasında, başka bir boyutta da yaşıyor insan.
Dil dediğimiz, sınır sız ve sonsuzluk aleminde...
Sözlüklere ve sözcüklere dalmak; gramerler arasında dolaşmak ne güzeldir. Sözlükler ve sözcükler esasında dilin kendisi sayılmaz. Sözcükler ise kurallar listesinden başka ne ola ki?
Binlerce yıldır milyonlarca insan tarafından bir kainat mucizesi...
Aynı kelimeler, yaratıcı tarafından sonsuzluğa uzanan zamanda, milyonlarca kez kullanılacaktır. Kelimelerin bir bölümü ölse de bir bölümü anlamını yitirse de tutamıyoruz zamanı... Her konuşmada ve her yazıda aynı tadı alabilir miyiz? Günlük konuşmalarnız bize aynı güzelliği verir mi? Günlük konuşmalarımız gelecek yüzyılda şimdiki Türkçeye ne kadar benzeyecek?
Türkçenin güzelliği ve var oluşu ne denli korunacak; Şimdilik iyi sayılır; Yüce Tanrı'ya şükürler olsun...