Kahvenin tadı her yerde, her saatte farklıdır. Kimi yerde kırk yıl hatır bıraksa da, kimi yerde depreṣtirir sevgiyi.

Kahve saatim yok, hiç olmadı aslına bakarsanız, saat gibi kendimi kurmadım, ama ṣimdi kahve istedi canım.

Bir çırpıda yapsam da özenli yapıyorum.

Yalnız değilim içerken, hiç yalnız kalmadım ki, hep bir yerimde o var, neremde istesem oramda görüyorum.

Gül var karṣımda, onun bıraktığı; altı aydır gözümde.

Özene bezene bakıyorum.

Her yaprağı düṣtüğünde 'seviyor' diyorum, seviyorum da. Yanıltmıyorum. Düṣmek de sevgiye dairmiṣ, bunu da anlıyorum giderayak.

Gönül düṣmesi bu iṣte.

Sarsmadan, dokunmadan yoğurt tasında azalan suyuna sevgi katıyorum.

İlk günkü gibi heyecanlılar.

Fark ediyorum gül gülden ibaret değilmiṣ.

İnsan sevdikçe gürlüyor, bunu deneyimlerimden çözümlüyorum. Bakınca zamansız ölmeleri, zamansız kavuṣmaları yasaklıyorum.

Okumadım edebiyatın sınıflarında, bu yüzden doğrularımdan, yanlıṣlarımdan iyi faydalanın.

Neyim eksik benim? Bütün iyilikleri kendime diliyorum.

Kaderi 'bilge' ve 'Tanrı' mertebesine oturtan biziz, hiç hak eden olmadı o.

Sevdiklerime teslim olmak ürkütmüyordu beni, iradelerini teslim etmeleri korkutuyordu.

Yudum yudum içime akan kahve özlemi özlem olmaktan çıkarıyor.

Bir yaprak daha düṣtü gülden, 'seviyor' dedim aniden.

Her ayrılık yitiriṣ değildir, vurgun yemeye girmez, pıtraklardan kurtulmak, zalımların açtığı iṣkencehanesindeyken bile gülün düṣüṣünü duymaktır.

Traş oluyorum, gül kolonyamdan sürüyorum, seyrekleṣmiṣ ve aklaṣmıṣ saçlarımı parmaklarımla tarıyorum.

Zihni çalıṣtıran kiṣinin kendisine gösterdiği özendir.

Yapay özenler ihanete açılır esasında.

İhaneti bol olan canlı türüyüz, yoktur bizden baṣka ihaneti erdem gibi taṣıyan.

Bir elmanın iki yarısından sevgi de, aṣk da çıkmaz, gülü verenle iki elma gibi özneydik aṣkta.

Yazdan sonraydı, kıṣdan önce çizdiğimiz resim lila kelebeklerdi, parmağına konan.

Yine biri daha ihanet ediyor kendine, üstünde taṣıdığı oyları umursamadan, bir de selam çakıyor edepsizce.

Helallik almıṣ büyüğünden, oy verenlerden helallik almayı hesaba takmamıṣ, belli.

Kahve uyanıṣımı çabuklaṣtırdı yine, zehir gibi çalıṣmaya baṣladı yine aklım, okumaya değil yazmaya koṣmalıyım.

Bir yaprak daha düṣüyor gülden o esna a bu ne yaprağın dala, ne dalın yaprağa ihanetidir; 'seviyor' dedim, yazdım yazımı.

Kar yağsa da kopsa da fırtına, ağaçlar eğilse de yere kadar sevgiyi besleyenler üretiyor aṣkı, bunu ṣimdi söylemiyorum.

Yetim kalmadı gençliğim yarınımı da yalnız bırakmam, meraklanmayın!