Hayat sadece ekonomik verilerden ibaret değildir. Ama ekonomik gerçekleri yok sayarak da mutlu olunmaz. Bankacı dostum Ayhan Çakır “biraz da bardağın olumlu tarafından bak” diye mesajlar yolluyor...
Onu kırmasın diye kitaplara takıldım.... Bugün birçok insan zenginliği yalnızca maddi varlıkla ölçüyor. Oysa asıl zenginlik düşünce biçimidir. Düşünce yapısını geliştiremeyen toplumlar, en küçük sarsıntıda umutsuzluğa teslim olur. Ekonominin çıkmaza girdiğini konuşuyoruz. Cari açık, dış ticaret açığı, enflasyon hedefleri… Rakamlar ortada ve beklentileri aştı. Cari açık 25,2 milyar dolar, dış ticaret açığı 68,7 milyar dolar… Yıl sonu için yüzde 17 denilen enflasyon tahmini hedefinin daha ikinci ayda yüzde 20’lere yuvarlanması, güven sorununu derinleştiriyor. BİST 100 enflasyon verileri ile kımıldadı. Önümüzde Ramazan ayı ve alışverişinin piyasaya yansıması olacak. Enflasyon, bankaların ve piyasanın beklentilerinin zaten yüzde 20'nin altına inmiyor. Popülizmle düzelmiş bir ekonomi örneği tarihte yok. Ancak bütün gün bu verilerle yaşamak, ruh sağlığını da çökertir. Tam da burada bir denge kurmak gerekiyor.
İşten ve yaşamdan zevk almayı öğrenmek bir lüks değil, bir direnç biçimidir. İnsan ilişkileri ve kişisel gelişim üzerine yazdığı eserlerle tanınan Dale Carnegie, mutluluğun dış koşullardan çok zihinsel tutuma bağlı olduğunu söyler. Haklıdır. Öte yandan siyasetin kirliliğini anlatan Timur Soykan’ın işaret ettiği “fırıldaklar” gerçeği de ortadadır. Bunları görmemek saflık olur. Fakat bütün enerjimizi öfkeye teslim etmek de akıllıca değildir. Sabah gazetesi temsilcisi Ersin Ramoğlu'nun da yolsuzluklar üzerindeki ısrarını elbette anlıyorum.
Kim istemez temiz toplumu! Adil ve pırıl pırıl gençlerle kalkınma yolunda hamleler yapan, insanlarla değil de iş geliştirmeye uğraşan bir fotoğrafı görmek... TOKİ'nin yaptığı; Fatih Haldız ile Haldız İnş.'ın Türkiye'nin dört bir yanında yüklenip daireleri bitirdiğini görmek beni de mutlu ediyor. Elbette İsmet Ayyıldız'ı da...
Toplumsal çöküşü ve bireysel umutsuzluğu derinden hisseden Osamu Dazai, hayatı sevmesine rağmen karanlığa yenilmişti. Varlıklı bir aileden gelen yazar, insanlığın zamanla kötülüğe büründüğü izlenimine kapıldı. Japonya'daki ünlü Tama Nehri'nden eşi ile birlikte atlayarak hayatını sonlandırdı.
Umutsuzluk bulaşıcıdır. Eğer zihnimizi koruyamazsak, rakamlardan önce ruhumuz iflas eder. Gerçek kalkınma yalnızca ekonomik tablolarla değil; zihinsel dönüşümle başlar. İsraftan kaçınmak, üretmek, çalışmak ve en önemlisi işini severek yapmak… Çünkü işini seven insan üretir. Üreten insan özgüven kazanır. Özgüveni olan insan kolay kolay yıkılmaz.
Belki her şeyi bir anda değiştiremeyiz. Ama düşünce biçimimizi değiştirebiliriz. Ve bazen devrim, tam da orada başlar...