“Emekliler canımız, ciğerimiz…
Emekliler baş tacımız…”

Siyasette bu cümleleri duymaya artık alıştık. Her mitingde, her özel günde emekli övgüsü eksik olmaz. Peki iş icraata gelince tablo ne?

Bugün emekliye layık görülen maaş 20 bin lira.
Soruyorum açıkça: Bu parayla geçim olur mu?

Bu maaş bir geçim ücreti değil, açıkça sefalet ücretidir. Nitekim bunu sadece biz söylemiyoruz. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de “Emekli maaşı sefalet ücretidir” dedi ve bu sözlerinin sonuna kadar arkasında olduğunu ifade etti.

Ama gelin görün ki aynı dönemde, MHP milletvekillerinin oylarıyla emekli maaşlarının 20 bin liranın üzerine çıkarılması engellendi.
Şimdi sormazlar mı insana:
Bu ne yaman çelişki, bu nasıl bir tutarsızlık?

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) 38 yıldır aralıksız yayımladığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırması, gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
2025 yılı Aralık ayı verilerine göre:

Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı: 30.143 TL

Yoksulluk sınırı: 98.188 TL

Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti: 39.123 TL

Üstelik yeni zamlarla birlikte açlık sınırı çoktan 30 bin liranın üzerine çıktı.

Hal böyleyken, yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir ülkede, emekliye 20 bin TL’yi reva görenlere ne demeli?
Ömrünü bu ülkeye vermiş, çalışmış, üretmiş insanlara bu mu karşılık?

Emeklinin bugün tek bir çaresi kalmıştır: Sandık.

Sandık gelecek.
Emekli de günü geldiğinde hesabı soracak.

Çünkü geçim yoksa,er ya da geç seçim vardır.