Geçtiğimiz günlerde dergilerde ve gazetelerde çıkan karikatürlere göz atıyordum. Karikatürleri çocukluğumdan beri çok severim. Mutlaka her derginin gazetenin o zamanı yansıtan içinde bulunduğumuz anı komik bir şekilde tasvir eden bir karikatür köşesi bulunur. Son baktığım karikatür beni güldürdüğü kadar düşündürdü de…Resimde bir kadın bilgisayar başında ofiste çalışıyor. Bir yandan da çok çalıştım çok yoruldum bugün biraz dışarı çıkıp hava alsam bana çok iyi gelir diyor. Sonra diğer resimde kadının elinde bir bardak kahve bulunduğu yerin balkonundan komşuya seslendiğini hava almaya çıktığını söylediği bir resim görülüyor. Karikatürün hepsi bundan ibaret. Tabi siz ilk fotoya bakarak arkadaşlarıyla dışarı farklı bir mekana gideceğini fiziksel olarak bir yürüyüşte bir partide ya da herhangi farklı bir aktivitede onu göreceğinizi zannederken, kadın en fazla bir metre ötedeki pencereden komşusuna eğilip konuşuyor. Aslında mizah bu noktada yatıyor. Bu beni gülümsetse de, içimden : ‘gülüyoruz ağlanacak halimize’ diyorum. Bir çoğunuzun da dediğini duyar gibiyim. Resmen hapsolduk, yalnızlaştık, asosyal olduk.  Şimdi önümüzde sonbahar sonrası kara bir kış var. Belki de çok daha fazla bunu yaşıyor olacağız. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz bilemiyorum ama bu gidişat beni gerçekten korkutuyor.   İnsanların gitgide birbirine ihtiyaç duymadığı bir dünyaya dönüşmeye başlıyoruz sanki… Yapay zekanın bugünlerde zaten maşallahı var.  Bizim adımıza nerdeyse hesap açıp memleket değiştirecek kadar bizimle ilgili bilgi sahibi olmuş. Bunlar bir kısmınızın hoşuna gidebilir. Daha genç görünmek, işlerin daha kolay hallolması, yapılacakların hep biri mekanizma tarafından size hatırlatılması gibi ve daha birçok şey… Tüm bunlar kulağa hoş göze güzel gözükse de o kadar masum değil. Yapay zeka bunları sizin adınıza yaparken sizin TC’nizden tutun tüm bilgilerinize sahip bir şekilde yapıyor. Dahası yüzünüzü resminizi görüntülerinizi hatta ve hatta sesinizi alıyor. Bunlar sizi korkutmuyor mu? Ya bundan on sene sonra yapmadığınız bir suçtan dolayı suçlanırsanız? Bunlar kötü niyetli insanların eline geçerse ne olur? Hiç düşündünüz mü? Yalnızlaşmak kimseye ihtiyaç duymamak asosyal olmak yeterince kötü ve sağlıksızken bir de bunlarla uğraşmak ne kadar korkunç ve vahim geliyor kulağa değil mi?

Yanlış anlaşılmasın. Teknolojiyi seviyorum. Kullanmak hoşuma gidiyor. İşlerimi kolaylaştırıyor. Ama sırf eğlence olsun boşluklar dolsun diye de her uygulamanın bilgilerimi istemesine izin vermiyorum. Telefonda iş için bile olsa sorulan her soruya cevap vermiyor. Her şeyin nedenini sorguluyorum. Size de bunu yapmanızı tavsiye ediyorum. Günümüzde maalesef dolandırıcılık yöntemleri de gelişen teknoloji ve yapay zekayla birlikte tehlikeli bir hal alma yolunda.  Bunun dışında işiniz ne olursa olsun, haftada bir gün dahi olsa kendinize zaman ayırın. Sevdiğiniz bir arkadaşınızla kahve için, kahvenizi alıp sevdiğiniz mağazaları turlayın, yürüyüş yapın. Ailenizle bir araya gelip hepinizin yapmaktan keyif aldığı bir şeyi beraberce paylaşın.  Uzun zamandır aramadığınız dostlarınızı arayın. İnsanlarla karşılıklı oturarak gözlerinin içine bakarak bir şeyleri konuşun. Hobilerinizi geliştirin. Sevdiğiniz şeyleri yapın, öğrenmek istediklerinizi öğrenin, merak etiklerinizin peşinden gidin.

Bunlar tüm gün beş metrekare bir odada oturup bilgisayar başından mutfağa yada balkona gidip gelmekten çok daha iyi gelecek size. Duvarlarınızı kırın. Sorun, sorgulayın, sevdiklerinizin peşinden gidin.

Sağlıcakla kalın. Dansla kalın. Haftaya görüşmek üzere…