Dün bu sütunların değil, manşetin dili konuştu.
CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu hakkında Ankara merkezli görevden alma kulisleri artık gizli saklı değil. Haber diliyle aktarılan bu tablo, aslında uzun süredir parti içinde konuşulan ama yüksek sesle dile getirilmeyen bir gerçeği görünür kıldı.

Bugün ise o gerçeği konuşma zamanı.

CHP’de il başkanlığı, tabeladan ibaret bir görev değildir. İl başkanı; örgütü toparlayan, milletvekilleriyle denge kuran, belediye başkanlarıyla mesafeyi ayarlayan ve en önemlisi Ankara ile sağlıklı bir siyasal hat kurabilen kişidir. Adana gibi büyük bir kentte bu görev, kişisel yakınlıklarla ya da tek merkezli sadakatle yürütülemez.

Ancak gelinen noktada, Anıl Tanburoğlu’nun il başkanlığı pratiği tam da bu eleştirilerin merkezinde duruyor.

İl Başkanı mı, Temsilci mi?

Parti kulislerinde en çok dillendirilen eleştiri şu:
Tanburoğlu’nun, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a olan yakınlığının, il başkanlığı görevini gölgelediği.

Bu yakınlık siyaseten elbette suç değil.
Ancak sorun, bu ilişkinin il örgütünün tamamını kapsayan bir liderlik anlayışına dönüşememesi. İl başkanı, bir ismin değil, tüm örgütün başkanı olmak zorundadır.

Bu noktada Adana Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ile yaşandığı iddia edilen uyumsuzluk, meselenin kişisel değil, yapısal olduğunu gösteriyor. Parti yönetiminde kritik bir görev üstlenen bir isimle sağlıklı ilişki kuramayan bir il başkanlığı modelinin, Adana’yı Ankara’da güçlü kılması mümkün mü?

Kongre Ne Söyledi?

Son CHP Adana İl Kongresi, bu tartışmaların adeta sahneye çıktığı yer oldu. Kongrede oluşan listeler, il başkanının kendi iradesinden çok, başka siyasi ağırlıkların etkisini hissettirdi. Parti içinde “hakem olması gereken” il başkanlığının, “taraf” konumuna düşmesi eleştirileri tam da burada yoğunlaştı.

Örgütler şunu sorguluyor:

“Bizi kim yönetiyor, kim adına?”

Bu soru cevapsız kaldıkça, il başkanlığı koltuğu dolu görünse de yetki boşluğu derinleşiyor.

CHP Lüks Zaman Kaybedemez

CHP, yerel seçimlerde elde ettiği başarıyı kalıcı hale getirmek istiyorsa, örgütsel zafiyetlere tahammül edemez. Adana gibi stratejik bir kentte il örgütünün zayıf, dağınık ve Ankara ile mesafeli görüntü vermesi, sadece yerel bir sorun değildir; bu, partinin genel siyasi kapasitesini etkiler.

Bu yazı bir “linç” yazısı değil.
Ama bir uyarı yazısıdır.

Siyasette koltuklar kişisel değildir.
Görevler, sonuç üretmek içindir.

Bugün CHP Adana’da tartışılan mesele şudur:
Sorun Anıl Tanburoğlu’nun kim olduğu değil; il başkanlığı görevini ne ölçüde yerine getirebildiğidir.

Ve görünen tablo, bu sorunun artık parti içinde yüksek sesle sorulmaya başlandığını gösteriyor.